"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/9 E., 2023/13 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Tunceli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2011 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 01... parsel sayılı 32.604,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) değişik 4. maddesine göre 2011 yılında yapılmıştır.
2. Davacı Hazine temsilcisi 12.12.2011 tarihli dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 30-40 yılı aşkın süredir müvekkili olan davalının zilyetliğinde bulunduğunu, lehine zilyetlikle mülkiyet iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2017/1 Esas, 2019/9 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporları doğrultusunda 1 01... parselin (A) harfiyle gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazın geri kalan kısmının ise zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olduğu ve davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 19.11.2018 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen 8.041,62 m²lik kısmının davalı ... adına olan tespitinin iptali ile davacı Hazine adına ilgili adanın son parsel numarası verilmek üzere tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın 24.563,36 m²lik kalan kısmının ise davalı ... adına tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 27.03.2023 tarihli ve 2021/8192 Esas, 2023/1801 Karar sayılı ilamı ile "Dava konusu taşınmazın 19.11.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmıyla ilgili olarak bir önceki kararda tespitin iptali ile adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın da davalı tarafından temyiz edilmediğinin sabit olduğu, böylelikle yerin orman olduğunun kesinleştiği halde İlk Derece Mahkemesince anılan bölümle ilgili kurulan hükümde taşınmazın niteliği belirtilmeden sadece Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, yine, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısımdan geriye kalan 1 01... parselin 24.563,36 m²lik kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş olmasının da hatalı olduğu, zira, davalının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunup bulunmadığının, kadastro tespit tarihinden değil, davalının beyanı doğrultusunda terör nedeniyle yerin kullanımının bırakıldığı 1992 yılından geriye doğru araştırılması gerektiği ve bu çerçevede dosya kapsamında alınan 28.11.2018 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunda, dava konusu olan ve tespit gibi davalı adına tesciline karar verilen 1 01... parselin 24.563,36 m²lik kısmında 1985 tarihli hava fotoğrafında kullanımın olmadığının ve ham toprak vasfında olduğunun belirtildiği gözetilip, dava konusu yerle ilgili davacı Hazinenin davasının kabulüne taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 01... parselin (A) harfiyle gösterilen kısmının orman olduğunun daha önce verilen kararla kesinleştiği, taşınmazın geriye kalan kısmında ise davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 19.11.2018 tarihli, 20.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 8.041,62 m²lik kısmının davalı ... adına olan tespitin iptali ile davacı Hazine adına orman vasfıyla, aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, aynı raporda (A) harfiyle gösterilen 8.041,62 m²lik kısım çıkarıldıktan sonra geriye kalan 24.563,36 m²lik kısmın davalı ... adına olan tespitinin iptali ile davacı Hazine adına ham toprak vasfıyla aynı ada ve parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; dava konusu yeri yıllardır kullandığını ve zilyetlikle kazanım koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 1 01... parselin (A) harfiyle gösterilen kısmı dışında kalan bölümünün zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olup olmadığı ve bu bölüme yönelik davalının zilyetlikle kazanım koşullarını sağlayıp sağlamadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usûl ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.