Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3683 E. 2026/131 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/97 E., 2024/747 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/255 E., 2023/241 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 2 11... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde bulunan taşınmaz mallara ilişkin 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 ve geçici 8. maddeleri gereğince yapılan tespit sırasında, 2 11... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, zikredilen kanun maddelerinde ve uygulama genelgesinde sadece "kadastro yapılır" hükmü bulunduğunu, "orman kadastrosu kesinleşme tarihine bakılmaksızın şahıslar adına zilyetlik koşulları uygulanır" şeklinde hüküm bulunmadığını, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi gereği taşınmazın orman olduğunun sabit olduğunu, tahdidin kesinleşme tarihine kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmeyeceğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu taşınmazın 2016 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında kültür arazisi olarak orman sınırları dışında kaldığı, jeodezi ve fotoğrametri ve orman bilirkişisinin ortak raporunda taşınmazın tamamının en eski 1954 tarihli hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, orman sayılan yerlerden olmadığı belirtilmekle, raporda (A) harfiyle gösterilen kısım üzerinde 1972 yılından itibaren az sayıda çalılıkların bulunduğu, ziraat bilirkişisi raporuna göre, bu kısmın 2013 yılından itibaren aktif olarak tarımsal üretim yapmak amacı ile kullanılmadığı, üzerinde çalı formasyonunda bitkilerin yetiştiği, taşınmazın ham toprak vasfına bürünmeye başladığı belirtilmekle, davalılar lehine bilirkişi raporlarında (A) harfiyle gösterilen kısım yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki olumlu şartların oluşmadığı, jeodezi ve fotoğrametri ve orman bilirkişisinin ortak raporunda (B) harfiyle gösterilen kısma yönelik ise ziraat bilirkişisi raporuna göre, aktif tarım arazisi olduğu, imar-ihyasının 60-65 yıl önce tamamlanarak halihazırda tarla olarak kullanıldığı, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanlarına göre, eklemeli zilyetliğin 20 yılın üzerinde olduğu ve kesintiye uğramadığı, davalılar adına (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki şartların oluştuğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.965,82 m²lik kısmının ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 3.399,64 m²lik kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince yapılan orman araştırması neticesinde, bilirkişi raporunda taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenmiş olduğundan, 3402 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı tarihten (2016) önceki zilyetlik süresinin de dikkate alınması gerekmektedir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın istinafa konu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda, dava konusu taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda, davalının zilyetlik süresinin hesabında orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten bugüne kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiğini, bu durumda davalı lehine 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§