"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/133 E., 2024/530 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/338 E., 2022/433 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve arkadaşlarının 2025 yılında yapılacak olan Uluslararası Dentomaksillofasiyal Radyoloji Kongresine (...) başvuru yaptıklarını, aynı şekilde davalı dernek yönetiminin de işbu kongreye müracaat ettiğini, her iki grubun müracaatının da kabul edilmemesi üzerine davacının bu duruma sebebiyet verdiği gerekçesi ile davacının "dernek tüzüğüne uymamak" ve "dernek organlarınca verilen kararlara uymamak" gerekçeleri ile davacının dernekten ihraç edildiğini, alınan bu kararın dernek tüzüğüne aykırı olduğunu, tüzükte dernek üyesinin yapamayacağı işler arasında dernekten bağımsız olarak kongre başvurusu yapamayacakları veya yapılan kongrelere katılamayacaklarına dair düzenleme bulunmadığı gibi, ihraç kararının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, yine bu kapsamda dernek tüzüğünde değişiklik yapılarak; "yurtiçi ve yurtdışındaki dernek veya kuruluşlarla ortak çalışma yapmak veya yardımlaşmak üzere kongre düzenlenmesinin yönetim kurulunun görevi olacağı, dernek üyelerinin ise yönetim kurulundan bağımsız olarak şahsen veya grup kurmak suretiyle kongre düzenleme başvurusunda bulunamayacağı" şeklinde dernek tüzüğüne madde eklendiğini, yapılan tüzük değişikliğinin 4721 sayılı Kanun'un 58. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Dernek tüzüğü, Kanunun emredici hükmülerine aykırı olamaz.” hükmüne aykırı olduğu gibi dernek üyelerinin, mesleklerini geliştirmek için kongre düzenlemeleri veya kongrelere başvuruda bulunmaları 2709 sayılı Anayasa'nın 27. maddesi kapsamında bilim ve sanatın öğrenilmesi ile öğretilmesi, bu konuda araştırma yapma hakkına da açıkça aykırı olduğunu, somut olayda, dernek yönetim kurulunca davacının da aralarında bulunduğu üyelere 4721 sayılı Kanun'un 77. maddesine ve dernek tüzüğüne uygun bir çağrı tebliğ edilmediğini, yine aynı Kanun'un 78... . maddeleri ile dernek tüzüğüne uygun şekilde toplantı ve karar alma yeter sayılarına ulaşılmadığını ileri sürerek, davalı derneğin 25.06.2021 tarihli genel kurul toplantısında davacının dernekten ihraç edilmesi kararı ile tüzük değişikliğine dair kararların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek haksız davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava ile davacının dernek üyeliğinden çıkartılmaya ilişkin kararın ve dernek tüzüğüne madde eklemek suretiyle yapılan değişikliğinde iptalinin talep edildiği, dinlenen tanık beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre, derneğin 25.06.2021 tarihli genel kurulunda "yurtiçi ve yurtdışındaki dernek veya kuruluşlarla ortak çalışma yapmak veya yardımlaşmak üzere kongre düzenlenmesinin yönetim kurulunun görevi olacağı, dernek üyelerinin ise yönetim kurulundan bağımsız olarak şahsen veya grup kurmak suretiyle kongre düzenleme başvurusunda bulunamayacağı" şeklinde dernek tüzüğüne madde eklendiği, davacının da bu gerekçeye dayalı olarak dernek tüzüğüne uymamak ve dernek organlarınca verilen kararlara uymamak gerekçesiyle üyelikten çıkartıldığı, 25.06.2021 tarihli genel kurulda yapılan değişikliğe kadar tüzükte bu konuda bir düzenleme bulunmadığı, düzenlemenin davacının davranışı sonucunda yapıldığı, dolayısı ile dernek tüzüğüne aykırı davranıştan söz edilemeyeceği, dernek yönetim kurulu bu konuda alınmış bir yasak kararı bulunmadığından dernek organlarınca verilen kararlara uymamaktan da söz edilemeyeceğinden davacının dernekten ihracına ilişkin kararının iptaline karar verilmiş, davacının tüzük değişikliğinin iptaline ilişkin istemi ise yapılan tüzük değişikliğinin oy birliğiyle yapıldığı, şekle uygun gerçekleştirildiği, Anayasa ve kanuni ilke ve kurallara aykırı bir yön bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise davanın esasına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; davada davacı tarafın iki talebi bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bu taleplerden birinin kabulüne diğerinin reddine yani davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olmakla, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin taraflara yarı yarıya yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince tamamının davalıya yükletilmesine karar verilmesi doğru görülmeyerek davalı vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazları kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle; " 1. Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalı derneğin 25.06.2021 tarihli genel kurulda davacının dernekten ihracına ilişkin kararın iptaline, davacının tüzük değişikliğinin iptaline ilişkin isteminin reddine, 2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik 368,30 TL'nin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, 3. Davacı tarafça harcanan 1.290,10 TL yargılama gideri ile peşin alınan 118,60 TL harcın (başvurma harcı dahil) toplamı olan 1.408,70 TL'nin kabul ret oranına göre 704,35 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5. Bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333. maddesi uyarınca yatıran ilgilisine karar kesinleştiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333. maddesi uyarınca yatıran ilgilisine iadesine, 6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen talep yönünden 9.200 TL vekalet ücretinin (tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; reddedilen talep yönünden 17.900 TL vekalet ücretinin (tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek) davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar edip ilaveten Bölge Adliye Mahkemesinin vekalet ücreti takdir ederken kabul edilen talep yönünden AAÜT'ye göre hükmolunan vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ve aynı bendin 7. fıkrasında reddedilen talep yönünden hükmedilen vekalet ücreti ile çelişki meydana getirildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dernek üyeliğinden çıkarılması ve tüzük değişikliğine dair dernek genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Vekalet ücreti, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren ilgili taraf yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hükmedilir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş olmasına göre taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin denetime tabi son kararın verildiği tarihteki AAÜT'ye göre belirleneceği kuşkusuzdur. Vekalet ücretinde usuli kazanılmış hak, vekalet ücretinin maktu veya nispi verilmesi hallerinde söz konusu olabilir. İlk Derece Mahkemesi kararında her iki taraf lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ve bu husus istinaf edilmemiş ise bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesi yeni karar tarihine göre hükmedilecek maktu vekalet ücretinde; ya da kaldırma kararından önce nispi vekalet ücretine hükmedildiği takdirde kaldırma kararından sonra yeni karar tarihine göre verilecek nispi vekalet ücretinde miktar açısından usuli kazanılmış haktan söz edilemez.
Somut olayda, kaldırma kararından önce İlk Derece Mahkemesince taraflar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre maktu vekalet ücretine hükmedildiği, davalı vekilinin istinaf isteminin de vekalet ücretine yönelik olmayıp yargılama giderlerine ilişkin olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve esas hakkında yeniden hüküm kurulan kararında da hükmedilecek vekalet ücretinin yeni karar tarihindeki AAÜT'ye göre belirlenmesi gerektiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların kazanılmış hakları oluştuğu gerekçesiyle davacı lehine İlk Derece karar tarihi, davalı lehine ise Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi esas alınmak suretiyle farklı miktarda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “9.200” rakamının çıkartılarak yerine, “17.900” rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.