Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3598 E. 2026/154 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/96 E., 2023/577 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sonucunda, Çankırı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 8.041.869,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Çankırı ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan tapunun 11.10.1996 tarihli ve cilt: 1 sayfa: 39 sıra: 1'de kayıtlı taşınmazın davacıların murisi ...'ya ait olduğunu, murisin ölümü ile davacılara intikal ettiğini, ... ilçesindeki kadastro tespit çalışmaları sırasında tapu taraması yapılmadığından ve davacılar da ilçe dışında bulunduğundan taşınmazın genel kadastro çalışma alanına katılmadığını, bilahare taşınmazın orman kadastrosu çalışmaları ile 1 01... parsel numarası altında orman sınırları içerisine alındığını, taşınmazın eski malikinin taşınmazın etrafını taş duvarlar ile çevirdiğini, davacılar satın aldıktan sonra da davacı ...'nın Bayramören Kaymakamlığı kanalı ile dava konusu taşınmazın bir kısmına ceviz dikerek etrafını tel örgü ile çevirdiğini ileri sürerek, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapu kaydına dayalı olarak veraset ilamındaki hisseler nispetinde davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu yerin orman alanı içinde olduğunu, toprak yapısı, üzerinde yetişmiş mahsuller ve eğim durumu dikkate alındığında dava konusu taşınmazın orman olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2013/4 Esas, 2014/18 Karar sayılı ilk kararıyla, "davacının davalı olarak Orman İdaresi adına Ilgaz Orman İşletme Müdürlüğünü gösterdiği, ancak davasını yönelttiği tarafın ... oğlu ... olması gerektiği, tapu kaydı ve kadastro tutanağının kesin delil olduğu" gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 04.02.2014 tarihli ve 2013/4 Esas, 2014/18 Karar sayılı ilk kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarihli ve 2015/6602 Esas, 2015/7152 Karar sayılı ilamıyla, "... İlk Derece Mahkemesince, taşınmaz başında keşif yapılmadan hüküm kurulmuş olduğundan; uyuşmazlığın hangi parselle ilgili olduğu, zeminde davacı tarafından zilyetlik iddiasında bulunulan bölümün hangi taşınmazda kaldığı gibi hususlar aydınlığa kavuşmamıştır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince, bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi yardımıyla keşif yapılarak öncelikle dava edilen taşınmazın hangi parsel olduğu saptanmalı, ... köyü 1 01... parselin dava konusu olduğunun belirlenmesi halinde taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu dikkate alınarak mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı Orman İdaresine ait olan taşınmaza ilişkin olan davada Hazinenin de yer alması gerekeceğinden husumetin Hazineye de yaygınlaştırılarak davada yer almasının sağlanması, delillerinin toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırıdır." denilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 09.01.2018 tarihli ve 2016/23 Esas, 2018/5 Karar sayılı kararla, "davacıların fiili kullanımında olduğu belirlenen dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacıların dayandığı tapu kapsamında kaldığı, adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Çankırı ili Bayramören ilçesi Aluçakseki köyü 1 01... parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptaline, 27.09.2017 tarihli fen bilirkişileri raporunda (A) harfiyle gösterilen 53.614,29 m²lik alana ayrı bir parsel numarası verilerek Kurşunlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.09.1997 tarihli ve 1997/209 Esas, 1997/203 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında tarla vasfı ile davacılar adına tapuya tesciline, davacı tarafın istediği alan çıkarıldığında dava konusu taşınmazın fen bilirkişileri raporunda ayrıntılı belirtildiği üzere son yüzölçümünün 7.988.255,13 m² olarak düzeltilmesine ve niteliği aynı kalarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.01.2018 tarihli ve 2016/23 Esas, 2018/5 Karar sayılı ikinci kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/4363 Esas, 2021/2612 Karar sayılı ilamıyla, "... İlk Derece Mahkemesince, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ile 11.10.1996 tarih, cilt no:1, sayfa no:39'da kayıtlı tapunun ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüş ise ifraz haritasının, ilk tesisi Mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritasının, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı ve denetime elverişli olacak şekilde getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen ... ve ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Keşif sırasında davacıların dayandığı tapu kaydı mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, ilk tesisi Mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritası uygulanarak, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kayıdının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları sınırları ile birlikte gösterir teknik bilirkişiler tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan davacılar arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 47 85... sayılı Kanun'lar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılarak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır." denilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi ve aynı Kanun'un 17. maddesi uyarınca 1951 yılından itibaren imar-ihyanın başladığı, davacıların da ihya edenlerin halefleri adına hareket ettiklerini ispat ettikleri" gerekçesiyle davanın kabulüne, Çankırı ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptaline, 17.02.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 53.614,29 m²lik alana ayrı bir parsel numarası verilerek Kurşunlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.09.1997 tarihli ve 1997/209 Esas, 1997/203 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında tarla vasfı ile davacılar adına tapuya tesciline; davacı tarafın dava konusu ettiği alan çıkarıldıktan sonra dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda gösterildiği üzere yüzölçümünün 7.988.255,13 m² olarak düzeltilmesine ve niteliği (orman) aynı kalarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu, bilirkişi raporlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde orman ağaçlarının olduğunu, taşınmazın aynı zamanda orman içi açıklık vasfında olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayıp kapsamadığı ve taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi ve aynı Kanun'un 17. maddesi uyarınca 1951 yılından itibaren imar-ihyanın başladığı, davacıların da ihya edenlerin halefleri adına hareket ettiklerini ispat ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; davacıların dayandıkları 11.10.1996 tarihli ... Mahallesi cilt:1, sayfa:39, sıra:1 numaralı tapu kaydının sınırlarının "Doğusu: ... vereseleri, ... vereseleri, ... vereseleri, batısı: Sel deresi, kuzeyi: Tepe ve Sel deresi, güneyi: Boşluk ve ... yolu" olduğu, 17.11.2022 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin dayanılan tapu kaydının sınırlarında ismi geçen kişileri tanımadıklarını, sadece Sel deresi olarak geçen kısmı bildiklerini beyan ettikleri, bu itibarla, dinlenen mahalli bilirkişilerin tapu kaydının hudutlarını net olarak gösteremedikleri, yine dayanak tapu kaydında mahalle adının ... ve mevkinin ise ... olduğu, dava konusu taşınmazın ise ... köyü Kayaardı mevkinde bulunduğu, dayanak tapu kaydının mahalle ve mevkii adının dava konusu taşınmazdan farklı olduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle anılan kaydın dava konusu taşınmaza ait olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.

Öte yandan, 09.10.2017 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerinde 08.09.2017 tarihi itibarıyla 5 ve 10 yaşlarında 2 adet kiraz ağacı, 5 ve 10 yaşlarında 5 adet elma ağacı ve 3 ve 5 yaşlarında 90 adet ceviz ağacı dikili olduğu, uzun yıllar boyunca arazide herhangi bir kültürel işlem yapılmadığı, taşınmaz üzerinde çalılıklar ve otsu bitkiler bulunduğu; 27.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, 17.11.2022 tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz üzerinde 10... yaşlarında çeşitli meyve ağaçlarının mevcut olduğu, üzerinde tek ve çok yıllık otsu bitkilerin bulunduğu, herhangi bir toprak işlemesi olmadığının tespit edildiği açıklanmış olup, bu durum karşısında, bilirkişi raporlarında tespit edilen ağaçların yaşları dikkate alındığında dava konusu taşınmazdaki kullanımın 2012 yılında ağaç dikmek suretiyle başladığı, öncesinde taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyetin / kullanımın bulunmadığı ve davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacıların dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı ve davacıların taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin bulunmaması nedeniyle lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının da oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kabul kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§