Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3187 E. 2026/216 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1436 E., 2024/720 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kütahya ile ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda, 2254 parsel sayılı 11.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 18... parsel numarasıyla 13.940,52 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kütahya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a bendi hükümlerine göre yapılan kadastro çalışması sırasında kesinleşmiş orman sınırlarına uyulmaması nedeniyle 2 18... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini ve ... Ormanı ile birleştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/266 Karar sayılı kararı ile, "... ek rapor doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/602 Esas, 2019/968 Karar sayılı önceki kararı ile, "... 27.11.2018 tarihli raporda dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği ..." gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 27.11.2018 tarihli orman ve 20.11.2018 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.0001,66 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasıyla orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli kararı önceki kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, "... eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı ..." gerekçesiyle bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın 07.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.001,66 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasıyla orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazı kamulaştırdıklarını, bedeli ödenmeksizin orman olduğu gerekçesiyle taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptal edilmesinin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilâmı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesince, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§