"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1216 E., 2024/492 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/143 E., 2023/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 41... parsel sayılı 21.643,35 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'ın itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın müvekkilinin murisleri tarafından kullanıma açıldığını, taşınmaz üzerine zeytin ağacı dikildiğini ve tarım yapıldığını, son yıllarda tarımdan gelen verimin azalması nedeniyle tarım faaliyetlerine son verildiğini, taşınmazın hiçbir zaman boş kalmadığını, davaya konu taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu davalı müvekkiline bırakıldığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının bakımını ve hasadını yaptığını, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmış olduğunu, eklemeli zilyetlik ile 60 yıldır taşınmazın malik sıfatıyla zilyeti olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, 1971 yılında yapılan tesis kadastrosunda kadastro harici alan olarak tespit harici bırakıldığı, Şubat 1936 tarih, 25 cilt, 48 numaralı tapu kaydı uygulamasında mahalli bilirkişilerce tapu sınırlarının tam olarak bilinemediği, 1 hatve (adım) = 0.75774 metre olarak alındığında doğu-batı mesafesinin uzunluğu 93.20 metre iken kuzey güney mesafesi 606.19 metre olduğu ve bu nedenle elde edilen geometrik şeklin dava konusu taşınmaza uymadığı ve kapsamadığı, Bodrum Tapu Müdürlüğünün 30.12.2022 tarihli cevabında ... Mahallesine ait uygulanmamış kadastro parselleri listesinde Şubat 1936 tarihli ve 25 cilt, 48 numaralı tapu kaydının yer aldığı, zilyetlik yönünden yapılan araştırmada ise; 1975 tarihli hava fotoğrafında güney ve kuzeydoğu bölümleri sınırındaki orman alanlarının devamı şeklinde bitki örtüsü ile doğu ve orta bölümlerinin açıklık olarak görüldüğü, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğrafları ile 2003-2015 tarihleri arasında çekilen uydu fotoğraflarında kuzey ve güneyinde yer alan orman ile bütünlük arz ettiği, 1978 tarihli memleket haritasında açık renkli alanda, 19 96... tarihli memleket haritasında çalı ve iğne yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, klizmetre ile yapılan ölçümde %25-30 eğime sahip olduğu, kapalılık arz eden orman vasfındaki makilik arazi iken imarına 2016 yılında başlandığı ve bu nedenle imar-ihyasının tamamlanmadığı, toprak muhafaza karakteri taşıdığı, davalı ... tarafından sunulan tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptaliyle tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1975, 19 92... tarihli hava fotoğrafları, 20 03... tarihli uydu fotoğrafları, 1978, 19 96... tarihli memleket haritalarının uygulanması ile düzenlenen bilimsel ve teknik veriler içeren, denetime elverişli bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın öncesinde kuzey ve güneyinde yer alan orman ile bütünlük arz ettiğinin, çalı ve iğne yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığının, klizimetre aleti ile yapılan ölçümüne ve memleket haritalarındaki münhanilere göre % 25... eğimli olduğunun, kapalılık arz eden orman vasfında olduğunun, öncesinde makilik alan iken, imar-ihyasına 2016 yılında başlandığının, imar-ihyasının tamamlanmadığının, toprak muhafaza karakteri taşıdığının, davalı tarafın tutunduğu eski tapu kaydının dava konusu taşınmaza uygulanamadığı, taşınmazın orman vasfında olduğunun tespit edilmesi karşısında, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin isabetsiz olduğu, bu konuda davacı Hazine vekilinin bir talebinin ve istinaf itirazının bulunmadığı, somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 30/2 madde koşullarının da bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1936 tarihli tapu ile dava konusu taşınmazın sınırlarının ve özelliklerinin uyuştuğunu, tapu senedinde malik olarak geçen ... oğlu ...'in davacı müvekkilin dedesi olduğunu doğruladıklarını, 1936 tarihli tapunun uygulanamayan (revizyon görmeyen) taşınmazlar listesinde yer aldığını, tüm bunlara rağmen İlk Derece Mahkemesince 1936 tarihli tapu kaydında hatve ile yapılan ölçüm ile davaya konu taşınmazın ölçülerinin uyuşmadığından bahisle taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin eklemeli zilyetlik ile yaklaşık 100 yıldır taşınmazın malik sıfatı ile zilyedi olduğunu, arazi koşullarının motorlu taşıtlara uygun olmaması gibi nedenlerle 19 90... yılları gibi tarım faaliyetlerine irade dışı son verildiğini, taşınmazda zilyetlik şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.