"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1222 E., 2024/103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/150 E., 2022/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 6 03... ve 15 parsel sayılı sırasıyla 272, 24... ,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6 03... parselin 1995'ten beri ...'in, 6 03... parselin 1990'dan beri ...'in kullanımında olup, üzerindeki 2 katlı evin de kendisine ait olduğu..." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin 2011/49 Esas ve 2012/566 Karar sayılı kesinleşen kararı sonucu taşınmazların beyanlar hanesine, "... oğlu 01.07.1900 doğumlu olup 17.03.1972'de vefat eden ... varisleri ... çocukları ... , ... (...), ..., ... (...), ... çocukları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... oğlu ..., ... çocukları ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... çocukları ..., ..., ... ve ... 'ın verasette iştiraken kullanımlarında olduğu, ayrıca 6 03... parsel içerisindeki 2 adet ceviz, 1 adet incir, 1 adet dut, 2 adet meşe, 1 adet kestane ağacının ...'e; 6 03... parsel içerisindeki 2 katlı kargir ev, 1 adet ceviz, 4 adet incir, 1 adet kestane, 4 adet üzüm bağı, 19 adet elma, 14 adet fındık, 6 adet ayva, adet armut, 2 adet nar, 15 adet kiraz, 6 adet vişne, 4 adet kayısı, 6 adet erik, 5 adet Japon elması ağacının ... oğlu ...'e ait olduğu...şerhi yazılarak Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... ve ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 6 03... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacı ...'in, 6 03... parselin de ...'in kullanımında bulunduğunu, ... mirasçılarından satın aldığını ileri sürerek, 6 03... parselde ...'in, 6 03... parselde ...'in zilyetliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
... ve arkadaşları vekili; dava hakkında kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek feri müdahale talebinde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamındaki taşınmaz malların harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile tescile konu edilemeyeceği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacıların talebi taşınmazın aynına, dolayısı ile mülkiyete ilişkin olmadığından yapılan değerlendirme ve varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, ... Kadastro Mahkemesinin 2011/49 Esas ve 2012/566 Karar sayılı dosyasında; davacı ... ... ve arkadaşlarının, eldeki dosyanın davacılarını da hasım göstererek dava konusu taşınmazların da dahil olduğu bir grup taşınmaz için tespite itiraz ederek, çekişmeli taşınmazların kök murisleri ....dan geldiğini ve bir kısım mirasçı tarafından yapılan satışların geçersiz olduğu iddiasıyla dava açtığı, bu dava sonucunda mahkemece çekişmeli taşınmazların ...'dan geldiği ve terekesinin iştirak halinde olup bir kısım mirasçı tarafından 3. kişilere yapılan satışların geçersiz olduğu gerekçesiyle çekişmeli 6 03... ve 15 parsellerin tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına kullanıcı şerhi verildiği, anılan parseller yönünden söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/7241 Esas ve 2015/15733 Karar sayılı ilamıyla onanarak karar düzeltme isteminin de reddedilmesiyle 02.02.2017 tarihinde kesinleştiği, bundan sonra davacıların yine bu taşınmazları ... mirasçılarından satın aldıkları iddiasıyla eldeki davayı açtıkları, her ne kadar davacılar yalnızca Hazineyi hasım göstererek dava açmışlarsa da adlarına kullanıcı şerhi bulunan bir kısım mirasçının feri müdahil olarak katılarak kesin hüküm itirazında bulunduğu ve zaten davacılar adına tespitle verilen kullanıcı şerhinin, davacıların da taraf olduğu kadastro mahkemesi kararıyla, mirasçılar tarafından yapılan satışlara değer verilemeyeceği gerekçesiyle iptal edilerek ... mirasçıları adına şerhine karar verildiğinden mahkemece davacıların 30 yıldan fazla zilyet olduklarına ilişkin iddialarının bu gerekçeyle, yine tespit sonrası tarihlerdeki devirlere ilişkin iddialarının ise güncelleme işlemleri için idareye başvurulması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek yerin niteliği itibariyle kazanılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü gerektiği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazların davacıların fiili kullanımında bulunduğunu, kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceğini belirterek ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulmasını talip etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.