Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/2705 E. 2026/79 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2023/9 E., 2023/50 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Elazığ ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 57... parsel sayılı 3.347,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı adına tespiti edilmiştir.

2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın kadastro tespit işleminin yanlış olduğunu ve davalı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/100 Esas, 2020/143 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/1483 Esas, 2021/1279 Karar sayılı kararı ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.12.2022 tarihli ve 2022/2695 Esas, 2022/9815 Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece Mahkemesince, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, mahallinde 23.06.2020 tarihinde yapılan keşif sonucu orman ve jeodezi mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın ekili ve sürülü olmadığı, içinde taş öbekleri bulunduğu ve birkaç badem ağacı ve meşe öbekleriyle kaplı olduğunun belirtildiği, aynı keşif sonucu ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, taşınmazın sadece sınırlarında taş yığınlarının mevcut olduğu ve sınırında 45 - 60 yaşlarında 2 armut ağacının bulunduğunun belirtildiği, raporun ekindeki uydu fotoğrafları incelendiğinde, taşınmazda bulunan ağaç sayısının ikiden daha fazla olduğunun gözlemlendiği, bu haliyle, bilirkişi raporları birbiriyle çelişmesine rağmen bu çelişki giderilmediği ve dava konusu taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı hususunda da tereddüt hasıl olduğu bu sebeple daha önce keşfe katılmayan bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılması, billirkişilerden çekişmeli taşınmazın kullanım biçimini, zilyetlik süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini, üzerinde bulunan ağaçların sayısı cinsi ve dağılımlarını açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, kamu orta malı mera olup olmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; orman ve jeodezi mühendisi bilirkişilerine, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihlerdeki niteliği ve kullanım şekli, tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı, kullanım varsa ne şekilde kullanıldığı hususlarını açıklayan rapor düzenlettirilmesi ve böylelikle dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihi itibariyle davalı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak saptanması" gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu, en az 50 – 60 yıl öncesinden başlamak üzere tarımsal üretimde kullanılmış olduğu, ancak keşif tarihinden 5-10 yıl öncesinden tarımsal üretimde kullanılmadığı, bu tespitin de mahalli bilirkişi beyanlarıyla doğrulandığı, davalılar lehine kadastro tespit tarihinden geriye doğru yirmi yıl içinde zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üzerinde sürekli bir kullanım veya herhangi bir faaliyetin olmadığı ve taşınmazın terk edildiğini, kanunun öngördüğü zilyetlik şartlarının oluşmadığını ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle ve iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§