"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1724 E., 2024/14 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/165 E., 2022/116 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 25... parsel sayılı 2.713,30 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'ye aittir." şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'nin itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının bakımı ve hasadının 50-60 yılı aşkın süredir davalı müvekkili tarafından yapıldığını, davaya konu taşınmaza komşu taşınmazın davalı müvekkilinin tapulu arazisi olduğunu, taşınmaların bir bütün olarak davalı müvekkili ve ailesi tarafından kullanıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1972 yılında fundalık olarak tescil harici bırakıldığı, 1975 yılı hava fotoğrafında taşınmazın kuzey bölümünün açık renkli, güney bölümünün ise kapalı olduğu, 1992-2009-2015 tarihli hava fotoğraflarında teraslı açık renkli görünümde olduğu, taşınmazın kuzey-güney artan %30, kuzey doğu-güney batı artan %18 eğimli olduğu, 2 25... parsel ile benzer görünümde olduğu, humus tabakasının yoğunluğuna bakıldığında uzunca zamandır işlenmediği, imar-ihyasının 30-40 yıl öncesinde tamamlandığı, 2 adet 30-40 yaşında meşe ağacı, 1 adet 10-15 yaşında ahlat ağacı, 3 adet 40-50 yaşında, 1 adet 15-20 yaş, 9 adet 20-30 yaş, 2 adet 70-80 yaş ve 5 adet 10-15 yaşında delice üzerine aşılı zeytin ağacının bulunduğu, 1978 yılı memleket haritasında tamamı yeşil renkli çalı rumuzlu alanda kaldığı, evveliyatı itibarıyla makilik alanlardan olduğu ve eğiminin %12'den fazla olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, Yargıtay İçtihatları gereği taşınmazın kuzey-güney artan %30, kuzey doğu-güney batı artan %18 eğimli olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, güneyin ve batısında orman, doğusunda ve kuzeyinde kısmen orman kısmen tapulu 2 25... parselin bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamı dışında toprak ve su rejimi açısından muhafaza karakteri taşıyan ve orman sayılan makilik yerlerden olduğu tespit edilen ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen mülkiyet edinme şartları davalı lehine gerçekleşmeyen dava konusu taşınmazın zeytinli tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesine rağmen taşınmaz üzerinde bulunan ve tespit tarihinden önce davalı tarafından yetiştirilen zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu yönünde 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince beyanlar hanesine muhdesat şerhi yazılmamasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair itirazların reddine, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerindeki 3 adet 40-50, 1 adet 15-20, 9 adet 20-30, 2 adet 70- 80... adet 10-15 aşı yaşlarında delice üzerine aşılı zeytin ağaçları ... oğlu ...'ye aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kök murislerden davalıya intikal ettiğini ve 50-60 yıldan beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu ve hatalı düzenlendiğini, dava konusu taşınmazda davalı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın beyanlar hanesine muhtesat şerhi yazılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.