Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/210 E. 2026/116 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2624 E., 2023/2706 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2019/581 E., 2022/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun)

geçici 1. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi hükümleri uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 1 12... parsel sayılı 169,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine, bu parselin kullanıcısının tespit edilemediği şerhi verilerek, ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmaza komşu 1 12... parsel sayılı taşınmazı 255,00 metrekare yüzölçümlü olarak müvekkili olan davacının satın almasına rağmen tapuya 182,07 metrekare olarak geçtiğini, fazlalığın dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek, bu bölümde davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

3. Asli müdahil ... vekili 19.11.2022 tarihli müdahale dilekçesinde; 21.01.2019 tarihinden bu yana taşınmazın kullanıcısının müvekkili olduğunu bu hususun İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/1219 Esas sayılı dosyasında gidilen keşifte de subut bulduğunu öne sürerek, müvekkili olan asli müdahil adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

4. Asli müdahil ... 20.07.2020 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu ileri sürerek, adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, kadastro çalışmalarında idari ve hukuki sorumluluğun müvekkili Belediyeye ait olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede imar çalışması yapıldığı, davacı ...'nun 1 12... parsel sayılı taşınmazın üzerinde binasının bulunduğu, dava konusu taşınmazda kullandığını iddia ettiği kısmın ise bu binanın yanındaki boşluk olduğu ve davacının emlak vergisi ödediği 72 84... parsel sayılı taşınmazın bu kısma denk geldiği ve yine asli müdahil ...'nın emlak vergisi ödediği kısmın 72 84... parsel sayılı taşınmaza denk geldiği ve bu kısmın davacının gösterdiği kısım haricindeki alana ait olduğu, asli müdahil ...'ın ödediği emlak vergisi kayıtlarının dava konusu taşınmazın bulunduğu sokağa ait olduğu ancak özel parselasyon krokisinde dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığının tam olarak anlaşılamadığı ..." gerekçesi ile davacı ve asli müdahil ...'nın davalarının kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının reddine, dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'un 23.03.2021 tarihli raporunda yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen 50,26 m² yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile aynı yer 1 12... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 12... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 119,04 metrekare olarak, 1 12... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün ise 204,95 metrekare olarak belirlenmesine, 1 12... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine yazılan "bu parselin kullanıcısı tespit edilememiştir." açıklamasının iptali ile yerine "bu parsel Niyazi oğlu ...'nın fiili kullanımındadır" açıklamasının yazılmasına, dava konusu 1 12... ve 5 parsel sayılı taşınmazların yukarıda yapılan düzeltme ve diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlar ile ayrı ayrı tespit gibi ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahil ...'ın harç yatırmadığını, bu nedenle lehine hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, mahkeme gerekçesinin çelişkili olduğunu, müvekkilinin bu taşınmazı parselasyon planında 9 numarada gösterilen arsayı, arsa satış senedi ile ... aldığını, 1990 senesinden beri vergilerini ödediğini, sadece sokak bilgisine bakıldığında dahi kurulan hükmün hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken işin müvekkilinin satış senedi ile aldığı ve uzun yıllardır vergisini ödediği yerin bu gün hangi ada parsele tekabül ettiğinin tespiti olduğunu, halbuki buna ilişkin yapılan araştırmanın yeterli olmadığını, kaldı ki ... sokakta sadece 3 parça taşınmaz olduğunu, bunlardan birinin 2/B parseli olduğunu, geriye sadece 2 parsel kaldığını, bunların da 4 ve 5 parseller olduğunu, emlak kaydının sokak ismi olarak taşınmaza uyduğu hususunun mahkeme tarafından da kabul edildiğini, dolayısıyla sokak adıyla dahi hak sahiplerinin 4 parseli kapsadığının sabit olduğunu öne sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi gereğince 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi hükümleri uyarınca yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§