"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1996/1 E., 2021/53 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Osmaniye ili .. ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 60 parsel sayılı 718.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Kanunusani 1291 tarihli 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52... numaralı tapu kayıtları nedeniyle ... oğlu ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Dava devam ederken 2012 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 1 47... parsel numarasıyla ve 714.096,81 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Muterizler Hazine, ... oğlu ... , ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'nin 60 parsel numaralı taşınmazın tapulama tespit tutanağına geçen itirazları üzerine tapulama tutanağının davalı olarak ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesi ile aldığı 1957/1034 Esas sayısında başlanan yargılamasında muteriz davacı Hazine, taşınmazın bataklık-sazlık yerlerden olduğunu, tespite esas alınan tapu kaydının yalnızca iki hududunun nizalı parsele uyduğunu, diğer hudutlarının parsele ait olmadığını, tapu kaydı nizalı parsele ait olsa dahi kaydın gayrisabit hudutlu olması sebebi ile miktar fazlasının bulunduğunu, zilyetlik koşullarının ise oluşmadığını iddia etmiş; gerçek kişi muteriz davacıların bir kısmı tespite esas alınan tapu kayıtlarının tedavüllerine dayanmış, bir kısmı parselde haklarının bulunduğunu iddia etmişler; yargılamanın devamı sırasında ..., ..., ... ve ... müşterek olarak sundukları 29.06.1981 havale tarihli dilekçe ile 24.06.1972 tarihli senede dayanarak müdahillik talebinde bulunmuşlar, yargılamanın 29.06.1981 tarihli celsesinde 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca asli müdahillik taleplerinin reddine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, tespite esas alınan tapu kayıtlarının yanı sıra 1937 ihdas tarihli 1 04... tahrir numaralı vergi kayıtlarına dayanarak, taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.06.1991 tarihli ve 1957/1034 Esas, 1991/65 Karar sayılı kararı ile Hazinenin davasının kısmen kabulüne, diğer davacılar ile müdahilerin davalarının reddine, dava konusu ... köyü 60 numaralı parselin fen bilirkişisinin 12.10.1990 tarihli krokisinde harflerle gösterilen 88.192,00 m²lik bölümünün tespite esas alınan tapu kayıtlarına istinaden tespit malikleri adına tespit gibi tapuya tesciline, 105.400 m²lik bölümünün 104 tahrir numaralı vergi kaydına istinaden davalılar adına tapuya tesciline, 100.000 m²lik bölümünün 116 tahrir numaralı vergi kaydına istinaden davalılar adına tapuya tesciline, tapu ve vergi kayıtlarının miktar fazlası olan 323.688 m²sinin ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.12.1994 tarihli ve 1994/5793 Esas, 1994/10267 Karar sayılı ilamıyla, "...dayanak vergi kayıtlarının revizyon durumunun araştırılmadığı, tapu ve vergi kayıtlarının aynı yere ait olduğu düşünülmeden hem vergi hem de tapu kaydı miktarları ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulduğu, ... 12 91... numaralı tapu kaydının güney sınırı sazlık okuması nedeniyle değişebilir sınırlı olduğunun gözönünde bulundurulmadığı, dava konusu 60 no.lu parselin kuzeyinde 61, 62... no.lu parsellerin de davalıların miras bırakanı ... kaldığı ve dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının 61, 62... no.lu parsellere ait olabileceği ve sözü edilen parsellerin bir bütün olup olmadığının araştırılmadığı, sulu toprakta 40, susuz toprakta 100 dönüm belgesizden taşınmaz tespit edilebileceğinin gözönünde bulundurulmadığı, davalıların dayandığı tespite esas alınan tapu kayıtlarının uygulanması sonucu tespiti yapılan 61 no.lu parsele ait dava bulunduğundan, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği gözönünde bulundurularak birleştirilmesi, tapu ve vergi kayıtlarında yazılı kandak, çeltik arkı ve sazlık yerin saptanması bakımından bölgeye ait tespit tarihinden önce ya da sonra düzenlenmiş hava fotoğrafları ile eski tarihli askeri haritanın getirtilmesi, ayrıca tapu kayıtları aynı tarihte oluşturulup birbirini takip eden numaralarla tescil edildiği anlaşıldığından ... 12 91... ila 60 numaralı tapu kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilerek tapu kayıtlarının alt sırasında yazılı ... 12 91... ila 44 ve üst sırasında yazılı ... 12 91... ila 47 no.lu tapu kayıtlarının gittilerinin hangi parsellere revizyon gördüğü araştırılarak ilgili parsel tutanaklarının getirtilmesi, yine komşu 52 no.lu parsele uygulanan Şubat 13 29... no.lu ve 68 parsele uygulanan Haziran 19 40... ve 80 no.lu parsellere uygulanan Nisan 19 29... no.lu tapu kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte istenmesi, 61, 62... no.lu parsellere doğu, batı ve kuzeyde komşu yol ve arklardan sonra gelen parsellerin tespiti ile onlara eşit tutanak örnekleri, dayanak kayıt ve belgelerin getirtilmesi, davalıların tutunduğu 1 04... no.lu vergi kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak ilgili tutanakların istenmesi, bundan sonra çevreyi iyi bilen yaşlı ve yansız bilirkişiler ile uzman bilirkişi huzuruyla birbirini sıra numarasıyla takip eden tapu kayıtları ayrı ayrı yerine uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, tapu ve vergi kayıtlarının aynı yere uyması halinde yüzölçümü daha fazla olan kaydın miktarına değer verilmesi gerektiği, bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın 1940 yılında büyük bir bölümünün sazlık ve bataklık olduğunu, 1942 yılından sonra sürülüp ekilmeye başlandığını ifade etmiş olduklarından eski tarihli askeri harita ve hava fotoğraflarından taşınmazların önceki durumu ile tapu ve vergi kayıtlarının sınırında yazılı hark ve kandak yerlerinin değişip değişmediği, sazlık ve bataklık yerlerin taşınmazın hangi bölümleri olduğunun saptanması, gerektiğinde jeolog bilirkişiden ayrıntılı, teknik verileri taşıyan rapor alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları, hava fotoğrafları ve askeri haritalarla denetlenmeli, tespite esas alınan ... 12 91... no.lu tapu kaydının güney sınırı sazlık okuması nedeniyle öncesi bataklık ve sazlık olan yerlerin zilyetlikle kazanılıp kazanılmayan yerlerden olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmesi, değişebilir sınırlı kayıtların sınırındaki taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması halinde davalılar adına en fazla kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm taşınmaz tescil edilebileceğinin nazara alınması, komşu 68... no.lu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının dava konusu parsel yönünü orman olarak okuması üzerinde durulması, bundan sonra toplanacak delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muteriz davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, gerçek kişi muteriz davacılar İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükmü temyiz etmediklerinden davalarının reddine ilişkin hüküm kesinleşmiş olmakla haklarında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, tespite esas alınan tapu kayıtlarının tedavüllerinde hissesi bulunan asli müdahillerin sübut bulan davalarının kabulüne, asli müdahillerden ...'ın 2002 tarihli satış senedine dayanan davası ile ..., ..., ... ve ...'ın 1972 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanan davalarının ise tapulama tespit tarihinden sonra ... bir hakkın Kadastro Mahkemesinde ileri sürülemeyeceğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) madde 114/1-c ve 115/2 gereğince usulden reddine, dava konusu 60 numaralı parselin tapulama tespitinin iptaline, 28.09.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide nizalı 60 numaralı parselin (A) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (B) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (D) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (E) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (F) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (G) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (H) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının, (I) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ... 12 91... numaralı sicilden gelen tapu kaydının tedavüllerindeki hisse devirleri de gözönüne alınarak kayıt malikleri adına hesap bilirkişisinin tüm tedavülleri inceleyerek düzenlediği hisselendirme raporundaki hisseleri oranında tarla vasfıyla tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 11.028,00 m²sinin ise; tesisinden sonra hiç tedavül görmeyen ... 1291 tarihli 47 numaralı tapu kaydının tespite esas alınmadığı gibi yargılama süresince taraflarca da ileri sürülmediği gerekçesiyle bu kayda re'sen değer verilmediği, kayıt miktar fazlası yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığından krokide (İ) harfi ile gösterilen 614.844,81 m²sinin tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması sebepleriyle (A), (B), (D), (E), (F), (G), (H) ve (I) ile belirtilen bölümlerin Hazine lehine bozulması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kayıt kapsamı dışında kalan bir alan olmadığını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kayıtları ve vergi kayıtlarının uyup uymadığı, miktar fazlası yönünden zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı, kadastro tespiti sonrası satışa istinaden tescil istemi hususlarına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.