"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/8 E., 2016/2 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili, davalı ... mirasçısı ... vekili, davalı-davacı ...'in bir kısım mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ile davalı ... 'un mirasçılarından ... vekili, asli müdahiller ... ile ... vekili, davalı-davacı ..., davalı-davacı (... mirasçılarından) ... vekili ve ... vekili, davalı ... mirasçılarından ..., ... ile ... vekili, davalı-davacı ... mirasçısı ... vekili, davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili Erzin ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 84... parsel sayılı sırasında 139.062 m² ve 213.500 m² yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ..., ..., ..., ... ve ... adına; 83 parsel sayılı 234.938 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla tutanakta yazılı paylar oranında ..., ..., ..., ..., ölü ... oğlu ... mirasçıları, ölü ... kızı ... mirasçıları, (ölü ... kızı ... mirasçıları) ... , ..., ... , ... , ... ve ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar ... ve ... tarafından 83... parseller yönünden mülkiyet hakkına dayanarak davalılar ... ve ... hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde 1958 yılında açılan elatmanın önlenmesi davası, taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
3. Davacılar ... ve arkadaşları tarafından tapu kayıtlarına dayanılarak 83 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan (1969/45 Esas sayılı) tespite itiraz davası ile davacı ... ve arkadaşları tarafından tapu kayıtlarına dayanılarak 84 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan (1969/46 Esas sayılı) tespite itiraz davası yukarıda açıklanan Kadastro Mahkemesine aktarılan dava dosyası ile birleştirilmiştir.
4. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve kanuni kazanım koşullarının oluşmadığı iddiasıyla 90 parsel sayılı taşınmaz hakkında tespite itiraz davası açmış, davanın reddine tespit gibi tescile dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1989/4555 Esas ve 1989/13701 Karar sayılı ilamıyla eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası Hazine tarafından açılan dava dosyası yukarıda açıklanan Kadastro Mahkemesine aktarılan dava dosyası ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, yapılan keşifler, alınan beyanlar, raporlar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacılar ... ve ... tarafından 1958 tarihinde tapu hissedarı bulundukları taşınmazlarını 200 dönüme yakın kısmını davalıların müdahelesinin men'i talebi ile Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtıkları, davalılar ... ve ... karşı dava dilekçeleri ile Mart 1291 tarihli ve 557 numaralı tapularının hudutları içinde bulunduğunu, gerek mülkiyet ve gerekse zilyetliğinin ecdatlarından intikal eden bu yerde kadimden beri zilyet ve tasarrufları altında bulunduğunu, davacıların tapusunun geldisi bulunan 3 17... numaralı tapunun kendi tapularından çok sonra meccanen tescil edilmiş bulunduğunu, davacıların kötüniyetle kendi tapuları üzerine tapu aldıklarını, bu tapunun iptaline karar verilmesini,tapuları kapsamında bulunan tarlalara davacıların müdahalesinin men'ine ve davacıların davalarının reddine karar verilmesini talep etmiş iseler de, davalılar tarafından sunulan tapu kayıtları, dava konusu taşınmazların komşu taşınmazlara ait tapu ve vergi kayıtları keşifler sırasında uygulandığında dava konusu taşınmazlara uymadığı, dava tarihinin çok eski olması sebebiyle ilk yapılan keşiflerdeki bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu 83 parsel ile 84 parsel arasında davacı ve davalıların kullanmakta bulunduğu alan arasında sabit bir sınır bulunmadığı, davacılar ... ve ... dayanmış olduğu tapu kaydının tesis tarihinden itibaren gittilerinin silsile halinde herhangi bir kopukluk bulunmadan tedavül gördüğü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13. maddesi kapsamında
tapu kaydının hukuki kıymetini kaybetmediği, tapu kaydının 83... parselleri kapsadığı, tapu kaydının sınırlarında güney hududunda geçen ...'nın dava konusu 90 parsel maliki bulunan ... , ... , ... murisleri ...'in olduğu, ...'nın ise 91 numaralı parselin ... tarlası olduğu, kuzey sınırındaki yolun zeminde halen mevcut bulunan kadim eski ... Yolu olduğu ve bu yolun hemen kuzeyinde bulunan taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarında bu yolun bulunduğu, bu yoldan sonra şahıs tarlalarının devam ettiği, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerler ya da hali arazilerin olmadığı, doğudaki kelinin halen yönünü değiştirmeden yol şeklinde mevcut bulunduğu ve kadim olduğu, kelinin doğusunda bulunan taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının aynı şekilde keliyi okuduğu, batı sınırında bulunan ... tarlasının dava konusu 84 parselin bitiminde yoldan sonraki 85, 86... parseller olduğu, davacı ...'in de ... mirasçısı ve bu parsellerde hissedar bulunduğu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazlar ile bu parseller arasında eskiden beri sınırı ihtilafı olmadan zilyetliğin sürdürüldüğü, 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince tapu kaydının sınırlarının sabit bulunduğu ve genişletilmeye elverişli bulunmadığı, kadastro tespiti sırasında dava konusu 84 parsele uygulanan vergi kaydı bu parseli kapsasa bile davacıların dayandığı tapu kaydının tarihinin eski olması sebebiyle Mahkememiz tarafından tapu kaydına itibar edildiği, davacılar ... ve ..., birleşen 1969/46 Esas sayılı dava dosyasının davacıları ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve birleşen 1969/45 Esas sayılı dava dosyasının davacısı ...'in davalarının kabulüne, davacı ... oğlu ..., esas davada karşı davacı ... , ...'in ve esas davada ve birleşen davalarda davacı Hazinenin davalarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... tarafından 83 parsele ve davacı ... mirasçısı ... 83 numaralı parsele ait dedesi ... namına Mart 1291 tarihli ve 558 numaralı tapu ile hak sahibi olduklarını beyan etmişler ve davacı ... 84 numaralı parsel kadastro tutanağında dedesi ...'den miras yoluyla intikal ettiğine ilişkin annesi ... adına vekaleten itiraz beyanınında bulunmuştur. Davacının dayandığı tapu kaydının tedavül görmediği ve dava konusu taşınmazları kapsamadığı, kapsasa bile dava konusu 83 parselde ... mirasçılarının zilyetliğinin bulunmadığı bu sebeple tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiği, dava konusu 84 parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ve ... dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşılmakla davacı ... ve davacı ...'in davasının reddine karar vermek gerekmiştir. ... oğlu ...'in, ... oğlu ... isimli bir kardeşi bulunduğu ve taraf teşkili sağlanırken sehven davacı olarak ... oğlu ...'in mirasçıların dahili davacı olarak davaya dahil edildikleri anlaşılmakla dahili davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden karar verilmemiştir. Dosyamızda davalı görünen ...'in davacı ve davalıların mirasçısı bulunmadığı, dosyamızda yazılı bir beyanının bulunmadığı, celselerde hazır bulunmadığı, sadece Avukat ... tarafından dosyamıza sunulan 15.12.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletname suretinde vekil eden olarak bulunduğu, bunun dışında dosyamızda başka belge bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... hakkında bir karar verilmemiştir. ... (...) her ne kadar iş bu esas sayılı dava dosyamızda davacı olarak görünmekte ise de ... Noterliği 03.10.1955 tarihli ve ... yevmiye numaralı satıcı ... oğlu ... ve ... ve ... kızı ...alıcı ... oğlu ... , 2 sayfadan ibaret Noter Satış Senedi ile tapu hissedarı ...'den miras kalan hisselerinin tümünü ...'e satarak devretmesi ve 3402 sayılı Kanun'un 13/son fıkrası gereğince usulüne uygun satışın bulunduğu anlaşılmakla davacı addedilen ...yönünden karar verilmemiştir. Davacı ...'ın dosyamız ekinde delil olarak sunulan Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/201 Esas sayılı dava dosyasında müdahil olarak bulunduğu Mahkememiz iş bu esas sayılı dava dosyası ve birleştirilen dava dosyalarında davacı bulunmadığı, müdahil olarak yazılı ya da celselerde hazır bulunmak suretiyle davaya katılmadığı, dosyada mahalli bilirkişi olarak beyanda bulunduğu, sehven Uyap sistemine eklendiği anlaşılmakla davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına; Davacı ...'in dava konusu 90 parsel sayılı taşınmaza kadastro tespiti sırasında 31.07.1967 kayıt tarihli ve toplu imzalı dilekçe ile itirazda bulunduğu bu itiraza ilişkin ... Tapulama Müdürlüğünün 06.03.1978 tarihli komisyon kararı ile itirazının reddedildiği ve gazete yolu ile usulüne uygun tebliğin yapıldığı, İş Mahkememiz bu esas sayılı dava dosyası ve birleştirilen dava dosyalarında davacı bulunmadığı, müdahil olarak yazılı yada celselerde hazır bulunmak suretiyle davaya katılmadığı, dosya ekinde delil olarak sunulan Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/201 Esas sayılı dava dosyasında müdahil olarak bulunduğu, bu dosyadaki dilekçesi nazara alınarak sehven davaya dahil edildiği anlaşılmakla davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davacı ... dosyamız ekinde delil olarak sunulan Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/201 Esas sayılı dava dosyasında müdahil olarak bulunduğu işbu esas sayılı dava dosyası ve birleştirilen dava dosyalarında davacı bulunmadığı, müdahil olarak yazılı yada celselerde hazır bulunmak suretiyle davaya katılmadığı, bu dosyadaki dilekçesi nazara alınarak sehven davaya dahil edildiği anlaşılmakla davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin birleşen 1991/2 Esas sayılı dava dosyasında davacı Hazine tapulama tespiti ile vergi kaydı tesisi arasında geçen zamanın iktisap için yeterli bulunmadığı ve bu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğuna ilişkin dava açmıştır. 06.03.1978 tarihli ... Tapulama Müdürlüğünün 533 numaralı komisyon kararı kadastro tutanağına itiraz edenlere usulüne uygun tebliğ edilmiş ve 29.11.1979 tarihli ... Gazetesi ile ilan edilmiştir. Hazine dışındaki itiraz edenler yönünden kanuni süresi içerisinde dava açılmamış ve mevcut bu dosyaya müdahil olunmamıştır. Mahkememizin birleşen 1991/2 Esas sayılı dosyasında Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 1989/14555 Esas ve 1989/13701 Karar sayılı ilam ile 14.10.1952 tarihinde davacı ... tarafından hasımsız olarak tescil için açtığı davanın aktarılan dava dosyası görevsizlik kararı ile aktarıldığı belirtilmiş ise de Erzin Asliye Hukuk mahkemesi 1953/201 Esas sayılı ile yargılaması yapılan bu dava dosyası Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.05.1958 tarihli ve 1953/201 Esas, 1958/27 Karar sayılı ilam 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 409. maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tarihlerinin 1963 tarihi bulunduğu, Kadastro Mahkemesine aktarılan bir dava bulunmadığı, dava konusu taşınmaza kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının sınırlarının sabit bulunduğu dava konusu taşınmazı kapsadığı ve davalıların ve murislerinin tespit tarihinden önce dava konusu taşınmazı kullandıkları anlaşılmakla davacı Hazinenin davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... tarafından 90 parsel sayılı taşınmaza itiraz edilmiş olup 06.03.1978 tarihli ... Tapulama Müdürlüğünün 533 numaralı komisyon kararı itiraz edenlere usulüne uygun tebliğ edilmiş 07.06.1978 tarihinde davacı tarafından tebellüğ edilmiş olup, davacı tarafından bu parsele ilişkin kanuni süresi içerisinde itiraz edilmemesi sebebiyle kesinleşmiştir. Mahkememizin birleşen 1969/46 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu 84 parsele Davacı ... 19.07.1967 tarihli dilekçesinde Kasım 1946 tarih, cilt no: 35... numaralı tapu kaydının içerisinde kaldığına dair iddiada bulunmuş ise de dayanılan tapu kaydının komşu 85, 86... parsellere revizyon gördüğü davacının tapu kaydı hissedarı bulunduğu tapu kaydının sınırları itibari ile genişletilmeye elverişli bulunduğu ve tapu hissedarlarının tapu miktarından fazla alanda zilyetliklerinin bulunduğu ve bu taşınmazların doğusundan yol geçtiği ve dava konusu 90 parsel ile 84 parsele sınır olduğu yolun sınır teşkil ettiği ve eskiden beri bu sınır nazara alınmak suretiyle zilyetliklerinin devam ettiği anlaşılmakla davacı ...'in davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Müdahiller ..., ... ve ...'nın davasının ise 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince tespit tarihinden sonra meydana gelen haklara ilişkin uyuşmazlıklarda Mahkememizin görevli olması sebebiyle ..." gerekçesiyle, davacılar ... ve ...'nun davasının kabulüne, müdahiller ..., ... ve ...'ın davasının görevsizlik sebebiyle reddine, davacı Hazinenin davasının reddine, davacı ..., ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 1969/46 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu 84 parsele yönelik davacılar ... oğlu ..., ..., ... ve Hazinenin davasının reddine, davacılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün davasının kabulüne, birleşen 1969/45 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu 83 parsele yönelik davacılar Hazine, ..., ... , ... ve ...'nin davasının reddine, davacı ...'in davasının kabulüne, 1991/2 Esas sayılı dava dosyasında 90 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı Hazinenin davasının reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 83... parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı tapu maliklerinin hisseleri toplam 3.477.196.800 hisse kabul edilerek mirasçıları adına kararda yazılı hisseler oranında, ... ili ... ilçesi ... köyü 90 parsel sayılı taşınmaz ..., ..., ..., ... ve ... hisseleri toplam 8400 hisse kabul edilerek tespit gibi mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada taraf teşkili sağlanması gerektiğini, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın tamamının Hazine adına tescilinin gerektiğini, açıklanan ve değerlendirilecek diğer nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 83... parsellere yönelik kararın eksik incelemeyle verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu, 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise kök mirasçı ...'e eşit pay verilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı-davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ... ile davalı ... 'un mirasçılarından ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 83... parsellere yönelik kararın gerekçesiz olduğunu, dosya kapsamında toplanan delillerle çeliştiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
4. Asli müdahiller ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
5. Davalı-davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; tapuda paydaş ... mirasçısı ve tespit maliki olmasına rağmen 83... parsel sayılı taşınmazlarda İlk Derece Mahkemesince tarafına pay verilmediğini, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
6. Davalı-davacı (... mirasçılarından) ... ve ... vekili ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde özetle; dava konusu 83... parsel sayılı taşınmazlarda dayanak tapu kaydında paydaş ...'in mirasçısı olmalarına rağmen müvekkilerine karar yerinde pay verilmediğini ileri sürerek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
7. Davalı ... mirasçılarından ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 83... parsellere yönelik kararın eksik incelemeyle verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu, 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise kök mirasçı ...'e eşit pay verilmediğini ileri sürerek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
8. Davalı-davacı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 84 parsel hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın vergi kaydı kapsamında kaldığını, 90 parsel sayılı taşınmazda ise kök mirasçı ...'e eşit pay verilmesi gerektiğini ileri sürerek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
9. Davacı ... mirasçılarından ... katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 83... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçılarının tapu kaydı kapsamında kaldığını, tapu malikinin zilyet olma zorunluluğunun bulunmadığını, davanın reddinin hukuka uygun olmadığını, usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.
10. Davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 83... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçılarının tapu kaydı kapsamında kaldığını, davanın reddine karar verilmesinin usule, kanuna ve somut duruma uygun olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 83... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi gereğince genel mahkemeden Kadastro Mahkemesine aktarılan mülkiyete yönelik; 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı Hazine vekili ve davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ... ile ... vekilinin tüm, davalı-davacı ... mirasçısı ..., davalı-davacı ...'in bir kısım mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ile davalı ... 'un mirasçılarından ... vekili, davalı-davacı ..., davalı-davacı ... mirasçılarından ... ve ... vekili, davalı ... mirasçılarından ..., ... ile ... vekili, davalı-davacı ... mirasçısı ..., asli müdahiller... ile ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, tutanak ve dayanak kayıtlar, taraf-tanık-mahalli bilirkişi beyanları, gerçekleştirilen keşifler ve alınan teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince taşınmaz hakkında tespit gibi tescile karar verilmesi yerinde olmuş ise de taşınmazın tespitinde ..., ... ve ...'in eşit oranda malik olduğu gözetilmeksizin adı geçenlerin mirasçıları arasında pay dağıtımında hükme esas alınan raporda ... ve ... mirasçılarına 3360'şar pay üzerinden ... mirasçılarına ise 1680 pay üzerinden dağıtım yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Dava konusu 83... parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde 83 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak tapu kaydının sabit sınırlı olduğu, kaydın 83 parselle birlikte 84 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı gerekçesiyle yazılı şekilde her iki parselin ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, tutanak ve dayanak kayıtlar, taraf-tanık-mahalli bilirkişi beyanları, gerçekleştirilen keşifler ve alınan teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; kadastro tespitine dayanak tapu kaydının sadece 83 parseli kapsadığı, dayanak tapunun doğu sınırı "keli" ve kuzey sınırı "tarik" okumakla değişebilir sınırlı olduğu dolayısıyla miktarıyla geçerli olacağının kabulü gerekeceği, 84 parsel sayılı taşınmazın tespite dayanak 404 numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı, miktar dışında kalan kısımlar yönünden ise kazandırıcı zamanaşımı ile kazanım koşullarının lehe oluştuğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince delillerin yanılgılı değerlendirilmesiyle her iki taşınmazında yazılı gerekçeyle ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
83 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükme esas alınan rapor ve nüfus kayıtları incelendiğinde; mirasçılar ...'in, ...'un, ...'in hem tespit maliki ölü ... kızı ...'den intikalen gelme hem tespit maliki ...'den intikalen gelme payları bulunmasına karşın bu hususun pay dağıtımında gözetilmediği anlaşılmakla açıklanan hata ve eksikliği giderecek, denetime elverişli, pay-payda eşitliğini sağlayacak şekilde yeniden rapor aldırılıp yukarıda açıklandığı üzere 83 parsel sayılı taşınmazın tamamının dayanak tapu ve hisseler dikkate alınarak tespit malikleri ve mirasçıları adına, 84 parsel sayılı taşınmazın tamamının eşit paylarla ..., ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
4. Asli müdahillerin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu taşınmazların kadastro tespiti 1963 yapılmıştır. Asli müdahiller sunmuş oldukları dilekçeler ile ekinde yer alan 2002, 20 03... yıllarında yapılan noterden zilyetlik devir ve taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri kapsamında 83... parsel sayılı taşınmazlarda tespit maliki mirasçılarından bir kısım taşınmaz bölümü satın aldıklarını iddia etmişlerdir. Asli müdahillerin iddiası kadastro sonrası nedenlere dayalı olduğundan 3402 sayılı Kanun'un 25. maddesi hükmü uyarınca kadastro sonrası nedene dayalı olarak açılan davalarda Kadastro Mahkemesi görevli olmayıp genel mahkemeler görevlidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince asli müdahillerin talebi yönünden "Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine" karar vermek gerekirken yazılı şekilde "görevsizlik sebebiyle reddine" şeklinde karar verilmesi usule aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Yukarıda (IV-B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının REDDİNE,
(IV.B.2.3.4) numaralı bentlerde yazılı sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden ..., ... ve ... mirasçılarına ayrı ayrı iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.