"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/10 E., 2023/25 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine açıkça dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, Van ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 34... parsel sayılı 16.309,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddialarına dayanarak, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.08.2018 tarihli ve 2016/107 Esas, 2018/16 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2018/2441 Esas, 2021/657 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece; mera olarak sınırlandırılan komşu taşınmaza ait tescil dosyasının getirtilmesi, akabinde bölgeyi iyi bilen ve davada menfaati bulunmayan kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıkları ve ziraat mühendisi bilirkişi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması; bu suretle taşınmazın geçmiş kullanım biçimi, kime ait olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı ve meradan kazanım bulunup bulunmadığının araştırılması; beyanlar ile kayıtların birlikte değerlendirilerek çelişkilerin giderilmesi; ziraat mühendisi bilirkişisinden ayrıntılı, fotoğraflı ve gerekçeli rapor, fen bilirkişisinden ise denetime elverişli kontrol krokileri alınması; yapılacak inceleme sonunda taşınmazın mera niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde uzun süreli kullanımın mera niteliğini değiştirmeyeceği gözetilerek davanın reddine, aksi halde ise zilyetliğe ilişkin hükümler çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşif, ziraat ve hava fotoğrafı bilirkişi raporları ile mahallindeki gözleme göre taşınmazın meradan bozma ve son yıllarda açma yerlerden olduğu, mera parselleriyle doğal veya yapay ayırıcı sınır bulunmadığı, 19 55... hava fotoğraflarında sürüm ve imar ihya tespit edilemediği ve mera niteliğindeki yerlerde zilyetliğin hukukça değer taşımadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının esas itibarıyla doğru olduğunu, ancak davanın lehlerine sonuçlanmasına rağmen vekalet ücretine yer verilmemesi ve yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasının hatalı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 60 yılı aşkın süredir kesintisiz şekilde tarla olarak kullanıldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını, bu hususun keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla da sabit bulunduğunu, sadece hududunda mera parseli bulunduğu gerekçesiyle tespitin iptal edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yargıtay içtihatlarında öngörülen şekilde kapsamlı keşif, tarafsız bilirkişi ve teknik inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının lehlerine bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera/Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden sayılıp sayılmayacağı, buna bağlı olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla edinimin hukuken mümkün olup olmadığı, sonucuna göre de tespitin iptali ile Hazine adına tescilin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
732,00 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.