"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1434 E., 2023/1530 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. İzmir ili Urla ilçesi Yağcılar köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 210 parsel sayılı 19.152,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... numarasıyla 17.842,19 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 213 parsel sayılı 27.360,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... parsel numarasıyla 26.317,50 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 214 parsel sayılı 40.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... parsel numarasıyla 31.417,60 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 489 parsel sayılı 28.960,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... parsel numarasıyla 27.814,38 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 490 parsel sayılı 8.960,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... parsel numarasıyla 6.041,81 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 209 parsel sayılı 18.720,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... parsel sayılı numarasıyla 18.716,41 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 211 parsel sayılı 37.760,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3 10... parsel numarasıyla 36.056,41 metrekare yüzölçümlü olarak ve eski 212 parsel sayılı 17.280,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 3 10... parsel numarasıyla 17.287,30 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti Hazineye ait olan İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 489, 490, 210, 2 13... parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu sırasında yüzölçümlerinde, davalılar adına kayıtlı eski 209, 2 11... parsel sayılı taşınmazlar lehine azalma olduğunu belirterek, davalılar adına kayıtlı olan taşınmazların yenileme sonrası oluşan tapu kayıtlarının iptali ile kadastral pafta sınırlarına uyularak yüzölçümlerinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2015/ 64 Esas, 2018/13 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli kararı ile, davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, İzmir ili Urla ilçesi Yağcılar Demirlikuyu mevki 3 10... (eski 209) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 18803,48 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 210) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 19231,52 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 489) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 29435,16 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 213) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 27636,09 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 211) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 37781,51 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 214) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 41850,61 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 490) parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.4.2017 tarihli raporları eki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 9514,05 metrekare yüzölçümü ve zeytinlik vasfıyla tapuya tesciline, 3 10... (eski 212) parselin uygulama kadastro tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline, davalı ... Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT. ve 3402 sayılı Kanun'un 31/son maddesi gereğince takdiren 500,00 TL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve 2021/3902 Esas, 2022/4695 Karar sayılı ilamı ile, ''Somut olayda, 28.04.2017 tarihli kök rapor ve 17.01.2018 tarihli ek raporla, dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastro paftası, zemin durumu ve uygulama kadastrosu sonrasındaki sınırları karşılaştırıldığında; davalı ... adına kayıtlı 3 10... parselin (eski 212 parsel) dışında, dava konusu edilen tüm taşınmazların uygulama kadastrosu sonunda belirlenen sınırlarının tesis kadastrosundan farklı ve hatalı olduğu, dava konusu taşınmazların 28.04.2017 tarihli rapor ekindeki krokide gösterilen sınırlar esas alınmak suretiyle tescil edilmesi halinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan çalışmanın kanun ve yönetmeliklere uygun olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, bahsi geçen bilirkişi raporu uyarınca, 3 10... parsel sayılı taşınmazda yapılan 22/a çalışmasının doğru olduğu belirtilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı yoktur. Şöyle ki, raporda, taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığı ve tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığı ayrıntılı, gerekçeli ve denetimine açık olacak şekilde açıklanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesince, aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçeli kararda belirtilmiş olmasına rağmen, hükümde, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ile ilgili fıkra yazılırken, maddi hata nedeni ile yeniden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.'' denilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "bozma ilamı sonrasında yapılan keşfe katılan teknik bilirkişilerce düzenlenen 25.07.2023 tarihli raporda; dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1977 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmaları sırasında, parsel sınırlarının takeometrik olarak ölçülerek pafta tersimatı ve alan hesapları yapıldığı, taşınmazların teknik evrak ve kadastro paftasına göre bilgisayar ortamında sayısal hale getirilerek 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uygulaması tespitine göre kontrolünün yapıldığı, dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastro paftası, zemin durumu ve uygulama kadastrosu sonrasındaki sınırları karşılaştırıldığında; rapora ekli 11 numaralı krokide yeşil renkle gösterilen tesis kadastro sınırları ve ek 12 numaralı yüzölçümü hesap cetvellerinde koordinat değerleri esas alınarak (V) harfiyle gösterilen 475,04 metrekarelik kısmın 3 10... parselden ayrılarak davacıya ait 3 10... parsele eklenmesi, (Y) ve (Z) harfleriyle gösterilen sırasıyla 1,300,07 metrekare ve 26,81 metrekarelik kısımların 3 10... parselden ayrılarak 3 10... parsele eklenmesi gerektiği, davalı eski 209, yeni 3 10... parselin davacıya ait 3 10... ve 5 parsellerle herhangi bir komşuluğunun bulunmadığı, bu düzeltmeler sonunda 3 10... parselin yüzölçümünün 15.485,38 metrekare, 3 10... parselin yüzölçümünün 28.289,42 metrekare ve 3 10... parselin yüzölçümünün 27.644,38 metrekare olacağı, eski 2 11... ada 6 parsel uygulama kadastro tespitinin ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olduğu, tesis ve uygulama kadastrosu sonucu hesaplanan yüzölçümleri arasındaki farkın yanılma sınırları içinde kaldığı, bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile İzmir ili Urla ilçesi Yağcılar Mahallesi (eski 213) yeni 3 10... parsel, (eski 489) yeni 3 10... parsel, (eski 212) yeni 3 10... parselin uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile teknik bilirkişilerce düzenlenen 25.07.2023 tarihli rapor ve ek 11... numaralı krokide (V) harfiyle gösterilen 475,04 metrekarelik kısmın 3 10... parselden ifraz edilerek 3 10... parsele eklenmesine, aynı rapor ve krokide (Y) harfiyle gösterilen 1.300,07 metrekare ve (Z) harfiyle gösterilen 26,81 metrekarelik kısımların 3 10... parselden ifrazı ile 3 10... parsele eklenmesi suretiyle 3 10... parselin yüzölçümünün 15.485,38 metrekare olarak, 3 10... parselin yüzölçümünün 28.289,42 metrekare olarak, 3 10... parselin yüzölçümünün 27.644,38 metrekare olarak düzeltilmesine, (eski 209) yeni 3 10... parsel ile (eski 211) yeni 3 10... parsel hakkında açılan davaların reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline, dava konusu olmayan İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 10... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tutanak asıllarının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; kurumları yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının ve lehe vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve ortofoto haritaları, varsa bu haritalarda değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, yine varsa yenileme kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar, dava konu taşınmazlara ilişkin olarak tesis ve yenileme kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler getirtilmelidir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalı; keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat mühendisi bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak yenileme kadastrosunu denetlemesi istenmeli; teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat, hesap, ölçü hatası veya sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, yenileme kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, yenileme kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "yenileme tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu raporun eki olacak haritalarda, birincisi hava fotoğrafı üzerinde, ikincisi ise ortofoto (bulunmadığı takdirde uydu fotoğrafı) üzerinde tesis kadastrosu paftası ile yenileme kadastrosu paftası çakıştırılmış bulunmalı, ayrıca her biri yönünden çakıştırmalardan bir tanesinin ada bazında, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve yakın komşularını gösterir şekilde olmalıdır. Teknik bilirkişi haritasında, yenileme kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken, yenileme kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının yenileme kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki, bilirkişi raporu uyarınca, 3 10... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olmadığından söz edilerek, davacı Hazinenin maliki olduğu bu taşınmazlar hakkında tutanakların olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ise de, dava dilekçesi içeriği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları uyarınca verilen karar ve yine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/868 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, 3 01... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların da dava konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince alınan 25.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, bahsi geçen taşınmazlar dava konusu olduğu kabul edildiğinde, davacı Hazine ve davalılara ait taşınmazların uygulama kadastrosu sırasında yapılan çalışmalardan etkilendiği açıkça ortadadır.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, 25.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ve uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında hatalı yapılan alanlar belirlenerek (yeterli görülmez ise ek rapor alınarak), yukarıda belirtilen hususlar da gözetilmek suretiyle, temyiz edenin sıfatına göre, kazanılmış haklar da dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalı ... Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmemesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.