"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1391 E., 2023/1293 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/116 E., 2023/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 1 87... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kadastro komisyon kararıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ilçesi ... köyü sınırları içinde bulunan taşınmaz mallara ilişkin 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 ve geçici 8. maddesi gereğince yapılan tespit sırasında, 1 87... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, zikredilen kanun maddelerinde ve uygulama genelgesinde sadece "kadastro yapılır" hükmünün bulunduğunu, "orman kadastrosu kesinleşme tarihine bakılmaksızın şahıslar adına zilyetlik koşulları uygulanır" şeklinde hüküm bulunmadığını, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi gereği taşınmazın orman olduğunun sabit olduğunu, tahdidin kesinleşme tarihine kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmeyeceğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. .
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu taşınmazın 2016 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında kültür arazisi olarak orman sınırları dışında kaldığı, jeodezi ve fotoğrametri ve orman bilirkişisinin ortak raporunda (1-A) harfiyle gösterilen kısmın en eski 1954 tarihli hava fotoğraflarında orman sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, evveliyatı orman olan taşınmazların olağanüstü zamanaşımı ya da başka bir yolla kazanılmasının olanaklı olmadığı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki olumlu şartların oluşmadığı, aynı tarihli raporda (1-B) harfiyle gösterilen kısmın, en eski 1954 tarihli hava fotoğrafında açık alanda kaldığı, orman sayılan yerlerden olmadığı, ziraat bilirkişisi raporuna göre, taşımazın aktif tarım arazisi olduğu, imar-ihyasının 60-65 yıl önce tamamlanarak halihazırda tarla olarak kullanıldığı, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanlarına göre, eklemeli zilyetliğin 20 yılın üzerinde olduğu ve kesintiye uğramadığı, davalı adına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki şartların oluştuğu... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, komisyon kararının iptaline, dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (1-A) harfiyle gösterilen 542,56 m²lik kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (1-B) harfiyle gösterilen 940,50 m²lik kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince yapılan orman araştırması neticesinde, bilirkişi raporunda (1-B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenmiş olduğundan, 3402 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı tarihten (2016) önceki zilyetlik süresinin de dikkate alınması gerekmektedir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın istinafa konu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda, dava konusu taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davalının zilyetlik süresinin hesabında orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten bugüne kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiğini, bu durumda davalı lehine 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün orman niteliğinde olup olmadığı ve taşınmaz bölümü üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine itiraz edilmesi nedeniyle taşınmazın tespit maliki komisyon kararıyla değiştiği halde, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde dava konusu taşınmazın komisyon kararının iptaline denilmesine rağmen infazı kabil olmayacak şekilde taşınmazın bilirkişi raporunda (1-B) ile gösterilen bölümü hakkında tespit gibi tesciline karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1-B) numaralı bendinde yer alan "tespit" kelimesinin çıkartılarak yerine "kadastro komisyon kararındaki" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.