"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2742 E., 2024/56 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2022/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 89... parsel sayılı 3.686,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'a aittir. Bu parsel 2. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır" şerhleri yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'ın itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine ve beyanlar hanesindeki muhdesat şerhinin terkinine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bir kısmının davalı müvekkili ..., bir kısmının da kardeşi ... tarafından 1970 yılından beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını, müvekkilinin bu taşınmazı komşu ve maliki olduğu 2 89... parsel ile birlikte kullandığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla zilyet olup tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın hiçbir zaman tarımsal amaçla kullanılmadığı, uzun süre toprak işlemesi yapılmadığı, üzerinde ekili-dikili kültür bitkisi bulunmayan taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı, toprak yapısı ve bitki örtüsü dikkate alındığında %12'den fazla eğimli olan taşınmazın 2019 yılına ait uydu fotoğrafları incelendiğinde, bitişikteki yolun yeni açıldığı, öncesinde anılan yolun bitişiğindeki ormanlık alanın devamı niteliğinde olduğu, taşınmazın tarımsal olarak sadece üzerindeki zeytin ve harnup ağaçlarının kültüre alınması yönünden imar edildiği, sadece bu işlemle taşınmazın ihyasının tamamlandığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptaliyle zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Bu parsel 2. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır. Taşınmaz üzerinde ve 08.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısımda bulunan yaş ve cinsleri belirtilen 3 adet 40-50 yaşında zeytin ağacı, 2 adet 70-80 yaşında zeytin ağacı ve 10... -60 yaşında harnup ağacı ... oğlu ...'a aittir " şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerindeki imar-ihya koşullarının oluşmadığı, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı, sadece taşınmazın üzerindeki zeytin ve harnup ağaçlarının kültüre alınması işlemiyle taşınmazın ihyasının tamamlandığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın Hazine adına tespitine, krokide (A) harfiyle gösterilen harnup ve zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu yönünde taşınmazın beyanlar hanesine muhtesat şerhi verilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak infazda tereddüte neden olmayacak şekilde taşınmaza ilişkin "kadastro komisyon kararının iptali" ile tespit ve tescil hükmü kurulması gerekirken, "kadastro komisyon tutanağının iptali" ile tespit ve tescil hükmü kurulmasında isabet bulunmadığı, dava konusu taşınmazın krokide (C) harfiyle gösterilen kısmının orman vasfında olduğunun tespit edildiği, bu kısmın taşınmazdan ifrazıyla adanın son parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar vermek gerektiği, ancak somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 30/2 madde koşullarının bulunmaması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bir eksiklik olmaması ve davacı Hazine vekilinin dosyada istinaf itirazının olmaması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi kararında bu yönden düzeltme yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, kararın kaldırılmasın ve davanın kabulüne, kadastro komisyon kararının iptaliyle taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davacı Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Bu parsel 2. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır. Taşınmaz üzerinde ve 08.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısımda bulunan yaş ve cinsleri belirtilen 3 adet 40-50 yaşında zeytin ağacı, 2 adet 70-80 yaşında zeytin ağacı ve 10... -60 yaşında harnup ağacı ... oğlu ...'a aittir " şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin ekonomik amaca uygun imar-ihya ile zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki zeytin ve harnup ağaçlarının müvekkili tarafından imar-ihya edildiği hususunun mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın davalının maliki olduğu 2 89... parsel ile birlikte bir bütün halinde kullanıldığını, orman vasfında olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın üzerindeki zeytin ağaçları yönünden şerh konulması hususunda karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesine şerh yazılması kısmı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.