Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/1211 E. 2026/32 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1407 E., 2023/1685 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/54 E., 2022/136 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosyada dahili davalı-birleşen dosyada davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda asıl dosya davacısı adına kayıtlı bulunan eski 253 parsel sayılı 7.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 22... parsel numarasıyla ve 6.899,75 m² yüzölçümlü olarak; tapuda dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı bulunan eski 220 parsel sayılı 15.520,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 22... parsel numarasıyla ve 16.651,66 m² yüzölçümlü olarak; tapuda birleşen dosya davacısı adına kayıtlı bulunan eski 219 parsel sayılı 10.020,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 22... parsel numarasıyla ise 9.400,42 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Asıl dosya davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalı tarafa ait taşınmazdan kaynaklandığını belirterek, gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmiştir.

3. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalı tarafa ait taşınmazdan kaynaklandığını belirterek, gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Birleşen dosyada dahili davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımının geçtiğini, satış yoluyla taşınmazı edindiğini, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, dava konusu 1 22... parsel sayılı taşınmaz ve davalı 1 22... parsellere ait keşif alanındaki ölçümler ile yenileme kadastrosuna ait sabit sınır hatlarının uyuşmadığı, yenileme kadastrosu çalışmalarında dava konusu 1 22... parselin yüzölçümünün 300,25 m² azalmış olduğu, 1 22... parselin 1965 yılında ölçüm ve tersimatı tamamlanan tesis kadastrosu çalışmalarında yüzölçüm hesabının planimetre denilen mekanik cihaz ile yapılmış olduğu, yüzölçüm hesaplarının bu cihaz ile yapılması ile günümüz teknolojisi ile elde edilen yüzölçüm değerlerinden farklılıkların oluşabileceği, yapılan yenileme çalışmasında 1 22... parselin batısında bulunan davalı 1 22... parsel ile olan sınırındaki tel örgünün sabit sınır olarak belirlenmiş olduğu, halbuki iki parsel arasındaki sınırın batı istikametinde ortalama iki metre uzağında bulunan ve iki sınır arasında yaklaşık bir metrelik kot farkı bulunan tümsekten geçtiğinin tespit edildiği ve bu durumun taşınmazların yüzölçüm değerlerini etkilediği, bunun yanı sıra parselin muhtelif sınırlarında zeminde ölçülen değerlerin sabit sınır olarak alındığı ve bu durumun da yüzölçüm değerlerini etkilediği; sonuç olarak kadastro yenileme çalışmalarında 1 22... parselin doğu sınırında bulunan 1 22... parsel ile arasında bulunan tesis kadastrosu çalışmalarından sonra inşa edilen tel örgünün sabit sınır olamayacağı, olması gereken sabit sınırın bu tel örgünün ortalama iki metre batısında yer alan ve iki sınır arasında yaklaşık bir metrelik kot farkı bulunan sınır olması gerektiği" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, asli müdahil ...'in talebinin reddine, dava konusu 1 22... ve 33 parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastro tespitlerinin iptaline, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 127,59 m²lik alanın 1 22... parselden çıkartılarak 1 22... parsele eklenmesine, 1 22... parsel sayılı taşınmazın 7.027,34 m² yüzölçümlü olarak ve 1 22... parsel sayılı taşınmazın 16.524,07 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline, 1 22... parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosu tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosyada dahili davalı-birleşen dosyada davacı ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Denetime elverişli bilirkişi raporu ile asıl davacıya ait yeni 1 22... parsel ile bu parselin batısında bulunan davalı tarafa ait yeni 1 22... parselin arasındaki tel örgünün sonradan hatalı olarak inşaa edildiğinin, bu iki parsel arasındaki asıl sınırın, tel örgünün ortalama 2 metre kadar batısından geçtiğinin, bu iki parsel arasındaki sınırın mahalli bilirkişi beyanlarına göre, yaklaşık 1 metre kot farkı olan tümseklik olduğunun; davalı 1 22... parselin tesis sınırlarına göre, batısında bulunan dere yatağı sınırı aleyhine genişletildiğinin, bu sınıra yönelik bir dava olmadığının, asıl dosya davacısına ait yeni 1 22... parselin diğer sınırlarında bir hata olmadığının; yine birleşen dosyada da davaya konu edilen davalı tarafa ait yeni 1 22... parseldeki 1.131,66 m²lik artışın 1.000,00 m²lik kısmının güney kısmında yapılan tersimat hatasından kaynaklandığının, kalan kısmının anılan parselde dere yatağı sınırının genişlemesinden ve asıl dosya davacısına ait yeni 1 22... parsel ile olan ara sınırının hatalı olarak tel örgünün alınmasından kaynaklandığının; birleşen dosya davacısına ait yeni 1 22... parselin batısında bulunan dere yatağının daraltılmış olduğunun, bu konuda da açılmış dava olmadığının, yeni 1 22... parselin diğer sınırlarında hata olmadığının, birleşen dosya davacısına ait yeni 1 22... parsel ile davalı tarafa ait yeni 1 22... parsel arasındaki ... deresi tarafında bulunan ve krokide (K1) ile gösterilen ... noktasının, tesis kadastrosunda hatalı sınırlandırıldığının, bu sınırlandırma hatasından dolayı tesis paftasına hatalı tersim edildiğinin, bu sınırın krokide (K8) olarak gösterilen noktaya bağlanması gerektiğinin, uygulama kadastrosunda birleşen dosya davacısına ait yeni 1 22... parselde sayısallaştırma hatası yapılmadığının, 1964 yılı hava fotoğrafına göre, 1 22... parselin kuzeyinden sınır komşusu olan davalı 1 22... parsel ile arasındaki tonç veya şev şeklinde bir sınır gözlendiğinin, bu sınırın, tesis, uygulama ve keşif anında ölçülen sınırlar ile uyumlu olduğunun, dolayısıyla birleşen dosya davacısına ait 1 22... parsel sınırlarında değişikliğe mahal olmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl dosyada dahili davalı-birleşen dosyada davacı ... temyiz dilekçesinde: dava konusu taşınmazlarında yüzölçümün azaldığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, mahalli bilirkişilerin beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyada dahili davalı-birleşen dosyada davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR:

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§