"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1546 E., 2023/1592 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/197 E., 2022/113 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 32... parsel sayılı 503,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'e aittir. Bu parsel 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, re'sen kadastro komisyonu kararıyla zeytinli tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 32... parsel sayılı taşınmaz üzerinde çok az sayıda zeytin ağacının bulunduğunu, taşınmazda herhangi bir kullanımın olmadığını ve kısmen çalılık niteliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın irsen intikal ve taksim sonucunda müvekkilinin babası ...'e kaldığını, babasının da taşınmazın zilyetliğini ve tasarrufunu yardımları karşılığı müvekkiline bıraktığını, taşınmaz üzerinde bulunan ve müvekkilinin murisleri tarafından dikilen 70-80 yaşındaki zeytin ağaçlarının bakım ve hasadının müvekkili tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazın uzun yıllardır müvekkilinin ailesi tarafından kullanıldığını, hiçbir zaman kullanım dışı bırakılmadığını, taşınmazın sınırlarının belirgin olup etrafının kuru taş duvar ile çevrili bulunduğunu, müvekkili lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastro çalışmaları sırasında orman olması nedeniyle tespit harici bırakıldığı, % 40 eğimli olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, bu nedenle zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, diğer taraftan taşınmazın imar-ihyasının da tamamlanmadığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu 2 32... parsel sayılı taşınmazın 28.09.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporu ile orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ancak davacı Hazinenin bu yönde istinaf başvurusu olmadığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, vasfa ilişkin bu hususun eleştirilmesi ile yetinildiği ..." belirtilerek, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 81 dönüm miktarındaki arazinin çalılık ve taşlık iken müvekkilinin dedesi tarafından kullanıma açıldığını, ilk tesis kadastrosu sırasında 30 dönümünün tapulandığını, kalan kısmın ise 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan çalışmada mirasçılar adına tespit edildiğini, davacı Hazinenin aynı sınır duvarı içinde bulunan 51.000 m²lik bölümden yalnızca 8.000 m²lik alan için dava açtığını, dava konusu taşınmazın fiili taksim sonucu müvekkiline kaldığını, diğer taşınmazlar ile aynı fiili ve hukuki duruma sahip olduğunu, müvekkilinin zilyetliği devraldıktan sonra 2000'li yıllara kadar taşınmaz üzerinde tarım yaptığını, taşınmazın makineli tarıma elverişli bulunmaması, doğa koşulları nedeniyle tarım faaliyetlerine iradesi dışında son vermek durumunda kaldığını, ancak taşınmazın ve ağaçların bakımını, hasadını yapmaya nizasız ve fasılasız devam ettiğini, keşif sırasında alınan beyanların da bu durumu doğruladığını, taşınmazlar içindeki duvar ve terasların 70 yıl önce yapıldığını, taşınmazda 1985 yılına kadar kesintisiz en az 25 yıl boyunca tarım yapıldığını ve zilyetlikle kazanma koşullarının 1970'li yıllarda oluştuğunu, o tarihten beri taşınmazın malik sıfatıyla kullanıldığını, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlandığını, taşınmaz üzerinde 50 yaşından fazla mahsuldar zeytin ağaçlarının bulunduğunu, hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescilinin gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığı ve üzerinde tespitten önce aşılandığı belirlenen zeytin ağacının davalıya ait olduğu anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince bu hususların dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken, beyanlar hanesine bu yönde şerh verilmemesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun' un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna "Taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet 15-18 yaş (aşı yaşı 5-8) zeytin ağacı ... oğlu ...'e aittir. Taşınmaz 1. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır, şerhlerinin tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına" ibaresinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.