"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 E., 2023/14 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar müdahil davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı Hazine vekili 13.02.1985 havale tarihli dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 2 34... parsel sayılı taşınmazın 1320 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydına istinaden ve kadastronun 23.01.1985 tarihli ve 285 Ek kararı ile davalılar adına müştereken tespit edildiğini, davalıların dayandığı tapu kaydının davaya konu taşınmaza uymadığını, taşınmazın tamamının kayalık, taşlık ve fundalıklarla kaplı olduğunu, ekonomik amaçlı zilyetliğin söz konusu olmadığını, hudutları gayri sabit, genişlemeye elverişli, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan söz konusu yerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek, kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Müdahil ... mirasçıları müdahale dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın müşterek muristen intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edildiğini ileri sürerek, adlarına tescili talebiyle davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davaya konu taşınmazın murisleri ...'dan kendilerine intikal ettiğini, taşınmazın murisleri adına tapulu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2013/18 Esas, 2016/8 Karar sayılı önceki kararı ile davacı Hazine vekili ve müdahil davacılar ... mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 2 34... parsel sayılı taşınmazın (A2) harfi ile gösterilen 5.000 m²lik bölümün ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, (B1) ve (C1) harfleri ile gösterilen toplam 13.162,46 m²lik bölümü ile (B2) harfi ile gösterilen 2.897,24 m²lik bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (A1) harfi ile gösterilen 6.806,21 m²lik bölümü ile (A3) harfi ile gösterilen 7.596,02 m²lik bölümünün ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline, taşınmazın 1. Derece Doğal Sit Alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.02.2016 tarihli ve 2013/18 Esas, 2016/8 Karar sayılı önceki kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/9391 Esas, 2021/321 Karar sayılı ilamıyla; "... hükmün (A1), (A3), (B1), (B2), (C1) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden onanmasına karar verildikten sonra, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin davacı ve davalıların dayandığı 1320 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydının yalnızca doğu yönünü okuyan derenin zeminde mevcut olduğunu, diğer yönlerin zeminde mevcut olup olmadığı hususunda bilgiye sahip olmadıklarını beyan ettikleri, dosyaya sunulan fen bilirkişi raporunda da tapu kaydının taşınmaza uyduğu hususunda net bir kanıya varılamadığı belirtilmiş olup, bu haliyle dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümüne uyduğuun ispatlanamadığı ve bu bölümde tespit tarihine kadar davacı ve davalılar yararına mülk edinme koşullarının oluşmadığı gözönüne alınarak Hazinenin davasının kabulü ile (A2) harfli taşınmaz bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dayanılan tapu kaydının taşınmaza uymadığı ve taşınmazda gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının kabulüne, müdahil davacılar ... mirasçılarının davalarının reddine, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 2 34... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın 14.12.2015 havale tarihli fen ve haritacı bilirkişi raporuna ekli krokide (B1) ve (C1) harfleri ile gösterilen toplam 13.162,46 m²lik bölümü, (A1) harfi ile gösterilen 6.806,21 m²lik bölümü, (A3) harfi ile gösterilen 7.596,02 m²lik bölümü, (B2) harfi ile gösterilen 2.897,24 m²lik bölümüne yönelik olarak verilen 24.02.2016 tarihli ve 2013/18 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/9391 Esas, 2021/321 Karar sayılı kararı ile onanıp kesinleştiği anlaşıldığından bu kısımlara yönelik yeniden karar tesisine yer olmadığına, taşınmazın 14.12.2015 havale tarihli fen ve haritacı bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) harfi ile gösterilen 5.000 m²lik bölümün aynı ada ve parsel numarası ve kadastro tespit tutanağındaki vasıf ile davacı Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. Derece Doğal Sit Alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Müdahil davacı ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde; taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığını ve taşınmazda yararlarına kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve taşınmazda gerçek kişiler yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil davacı ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Müdahil davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz eden müdahil davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.