"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1711 E., 2023/1806 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/25 E., 2023/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Bartın ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 644 parsel sayılı 4800 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 10... parsel numarasıyla ve 4.810,48 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 645 parsel sayılı 17150 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 10... parsel numarasıyla önce 17.554,06 m² yüzölçümlü olarak itiraz üzerine komisyon kararı ile 17.541,55 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu eski 644 parsel yeni 1 10... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, eski 6 45... ada 73 parselin davalıya ait olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesince yapılan yenileme çalışmasında sınırın hatalı tespit edildiğini belirterek, hissedarı olduğu 1 10... parsel ile davalıya ait 1 10... parsele yönelik sınırın, mahallinde göstereceği sınıra göre belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Feri müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu eski 644 parsel yeni 1 10... parsel sayılı taşınmazda kendisinin de hissedar olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesince yapılan yenileme çalışmasında sınırın hatalı tespit edildiğini belirterek, davaya dahili davacı sıfatı ile katılma talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının davasını kabul etmediğini, taşınmazların ölçümlerinin doğru tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı taşınmazların tesis kadastrosunun 1980 yılında yapılmış olması nazarında, tesis kadastrosu sonucunda oluşturulan paftanın, ilk tesis tarihinden önceki ve sonraki hava fotoğraflarında açıkça görülen tasarruf sınırlarına uygun bir şekilde sınırlandırılmadığı, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığından tesis kadastrosunun gerçek sınırları yansıtmadığı açıktır. Bu meyanda uygulama kadastrosunun hatalı olarak sınırlandırılan tesis kadastro paftası baz alınarak yapılmasından dolayı zemindeki tasarruf sınırlarıyla uyumlu olmayan tesis kadastro paftasında yapılan hataların tekrar edildiği, başka bir ifadeyle tesis kadastro paftası tanzim edilirken yapılan hatalı çizimlerin, büyük oranda bu paftanın esas alınması sebebiyle uygulama kadastrosuna da sirayet ettirildiği anlaşılmaktadır. 2015 tarihli güncel ortofoto görüntüleri taşınmazların halihazırda zeminde mevcut sınırları ile genel olarak tenasüp halinde gözükmekte ise de uygulama kadastrosunda esas amil, tesis kadastrosu tarihinde taşınmazların gerçek sınırlarını tespit ve tatbik etmek olmasına göre, sonradan oluşturulduğu anlaşılan sınırlara değil, ilk tesis sırasında taşınmazların mevcut ara sınırlarına itibar etmek gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 07.10.2015 tarihli komisyon kararı ile oluşan uygulama tespitinin ve 1 10... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitinin iptaline, harita mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 09.06.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1,01 m² yüzölçümlü ve (C) harfi ile gösterilen 87,40 m² yüzöçümlü alanın, 1 10... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 1 10... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi ve (B) harfi ile gösterilen 1,98 m² yüzölçümlü alanın, 1 10... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 1 10... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 4.896,91 m² yüzölçümlü olarak; 1 10... parsel sayılı taşınmazın ise 17.455,12 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; mahallinde yapılan keşif, uygulama, hrita mühendisleri tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları ile hava fotoğraflarının çakıştırılması ile yapılan inceleme sonucunda, davaya konu 1 10... ve 78 sayılı parseller arasındaki sınırda rapor ve eki krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların zeminde mevcut doğal sınır olduğu ve bunun hava fotoğraflarında da belli olduğu, buna göre 1 10... ve 78 sayılı parseller arasındaki dava konusu sınırda tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığı anlaşılmakla, mahkemece tespit edilen yeni sınırın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edildiğinden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, evvelce kadastrosu ve tapulaması yapılan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağını, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, 1980 yılında yapılıp kesinleşen ilk tesis kadastrosuna yönelik olarak 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, tesis kadastrosu ile oluşan hukuki sınırı değiştirmeye yönelik talep ve davanın kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.