Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/1048 E. 2026/184 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1774 E., 2023/1613 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar; davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili ile asıl davacı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 84... parsel sayılı 6.362.544,88 m² yüzölçümlü ve mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaz, Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/32 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğundan bahisle, malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiş ve kadastro tutanak Yüksekova Kadastro Mahkemesine gönderilerek bu Mahkemenin 2005/304 Esas sırasına kaydedilmiştir.

2. Davacı ... tarafından, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine ve asıl davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenine dayalı olarak, Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/32 Esas sayılı dosyasıyla açılan tescil davasının yapılan yargılaması sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın 21.01.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine Yüksekova Kadastro Mahkemesine aktarılan dava, Mahkemenin 2016/3 Esas sırasına kaydedildikten sonra 2005/304 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir.

3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesiyle; Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın eklemeli zilyetlikle birlikte 90-100 yıldır vekil edeni ve murisleri tarafından kullanıldığını, mera olmadığını belirterek, kadastro tespitin iptali ile taşınmazın müvekkili olan asli müdahil adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

4. Birleşen 2005/255 Esas sayılı dosyada, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili, dava dilekçesinde; Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 53 no.lu toprak tevzi komisyonunca 47 53... sayılı Kanun'lar uyarınca Hazine adına sulu tarla vasfıyla tespit edilen 14 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı içerisinde kaldığını, ancak taşınmazın mera vasfı ile tespit edildiğini ileri sürerek, hatalı yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davalı/birleşen dosya davacısı Hazine adına sulu tarla vasfı ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl dosyada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Asıl dosyada davalı ... Köyü temsilcisi ve ... Köyü temsilcisi 01.06.2017 tarihli keşifte alınan beyanlarında; dava konusu taşınmazın mera olmadığını, ... ve ...'a ait olduğunu ifade etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. Yüksekova Kadastro Mahkemesinin 17.11.2017 tarihli ve 2005/304 Esas, 2017/13 Karar sayılı ilamı ile, ana dosyasının asli müdahil ... açısından kabulüne, birleşen dosyanın davacı ... açısından kabulüne, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine açısından reddine, Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve tefriki ile, 27.07.2017 havale tarihli raporunda ... renk ile taranarak belirtilen 44587,07 m²lik kısmının 1/2 oranında ... ve 1/2 oranında ... adına tespit ve tesciline; geri kalan kısımlarının ise mera vasfı ile sınırlandırılıp özel sicile kaydına karar verilmiş; karara karşı davalı - davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilen niteliklere haiz olmaması, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine tarafından açılan birleşen davaya ilişkin hiçbir gerekçe içermemesi nedeniyle, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde, Yüksekova Kadastro Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararı ile, her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı/birleşen dosya davacısı Hazine adına kayıtlı 14 parsel sayılı taşınmazın kapsamında kaldığı görülse de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişisi ve bilirkişi raporları doğrultusunda asli müdahilin ve birleşen dosya davacısının evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun lehine oluştuğunun ispatlandığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin davaya konu taşınmazlar üzerinde hiçbir zaman zilyetliğinin oluşmadığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin dava konusu taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ispatlar nitelikte 53 no.lu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik tutanakları ve 18.11. ... no.lu tapu kaydı haricinde bir delil sunamadığı gerekçeleri ile, birleşen 2016/3 Esas sayılı dosya yönünden sübut bulan davanın kabulüne, birleşen 2005/255 Esas sayılı dosya yönünden ispatlanamayan davanın reddine ve asıl dosya 2018/4 Esas sayılı dosya yönünden asli müdahil açısından sübut bulan davanın kabulüne, Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve tefriki ile, 22.07.2017 havale tarihli raporda kırmızı renkle taranarak belirtilen 44587,07 m²lik kısmın 1/2 oranında ... adına kayıt ve tesciline, 44587,07 m²lik kısmın 1/2 oranında ... adına kayıt ve tesciline, ana dosya 2018/4 ve birleşen dosya 2016/3 Esas sayılı dosyalarında yukarıda kurulan 1 ve 2 no.lu hükümler uyarınca 44587,07 m²lik kısım dışında kalan alanın mera vasfı ile sınıflandırılıp özel sicile kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı asıl dosyada davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2019/641 Esas, 2021/2223 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın keşifte gösterilen kısmında asli müdahilin ve birleşen dosya davacısının evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun lehine oluştuğunun ispatlandığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin davaya konu taşınmazlar üzerinde hiçbir zaman zilyetliğinin oluşmadığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin dava konusu taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ispatlar nitelikte 53 no.lu toprak tevzii komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik tutanakları ve 18.11. ... no.lu tapu kaydı haricinde bir delil sunamadığı belirtilerek, davanın esası hakkında verilen hükmün doğru olduğu, ancak 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakiminin doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve dava konusu taşınmazların tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu, dava konusu parsel hakkında fen bilirkişi raporuna göre kısımlara ayrılmış olmasına rağmen hüküm kurulurken bu kısımların ada parsel ve yüzölçümleri belirtilmeden karar verilerek infazlarında tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve bu husus kamu düzenine ilişkin bulunduğundan davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 355/1. maddesi uyarınca bu yönden kabul edilerek, davacı ... ile asli müdahil ...'in davalarının kabulüne, Hazinenin davasının reddine, dava konusu; Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 22.07.2017 havale tarihli raporda kırmızı renkle taranarak belirtilen 44.587,07 m²lik kısmın aynı köy ve aynı adanın son parsel numarası verilerek 1/2 şer oranında ... ile ... adlarına kayıt ve tesciline ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı raporda, kırmızı renkle taranarak belirtilen 44.587,07 m²lik kısım çıkarıldıktan sonra kalan 6.317.957,81 m²lik kısmı 1 84... parsel numarası kamu orta malı ve mera vasfı ile sınıflandırılıp özel sicile kaydına ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden reddine karar verildikten sonra, dava konusu taşınmazın 6.362.544,88 m² yüzölçümlü olarak mera vasfıyla sınırlandırıldığı, İlk Derece Mahkemesince bu taşınmaz içerisindeki 44.587,07 m²lik alanın tarım arazisi olduğu ve davacı taraf lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği, diğer alanların ise mera olduğunun belirlendiği hususları ile dava konusu taşınmazın kuzey, doğu ve batı sınırının mera parselleri ile çevrili olduğu düşünüldüğünde, mera parsellerinin ortasında kalan dava konusu taşınmazın özel mülk olduğunu kabul etmek, meraların kullanım özelliğine ve arazinin konumuna uygun düşmediği, meraların kullanım şekli itibarıyla bütünlük arz ettiği, yine, dosya kapsamında mevcut 13.07.2017 tarihli ziraatçi bilirkişi heyet raporunda, dava konusu taşınmazın kuzey sınırında mera taşınmazının mevcut olduğu ve dava konusu taşınmaz ile sınırlarında belirleyici bir unsur bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar anılan raporda, dava konusu taşınmaz ile mera parselinin bitki örtüsü ve eğim bakımından farklı olduğu belirtilmiş ise de, bu hususun taşınmazın öncesinin mera olması sebebi ile dava konusu taşınmaz bölümünün mera olmadığını ortaya koymaya yeterli olmadığı, hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın meradan açma olduğu gözönüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma gerekçelerine uygun olarak, asli müdahil ..., birleşen dosya davacısı ...'ın davasının ve birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının ayrı ayrı reddine, dava konusu Hakkari ili Yüksekova ilçesi ... köyü 1 84... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve kamu orta malı mera vasfı ile sınırlandırılıp mera özel siciline kaydına ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı-davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, taşınmazın sınırlarının sabit olmadığını beyan etmiştir.

2. Davacı ve asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; yargılamanın bütün safhalarında dava konusu edilen taşınmazın nizasız ve fasılasız bir şekilde müvekkillerine ve evveli zilyetlerine ait olduğunun gerek mahalli bilirkişi beyanları ile gerekse de teknik bilirkişi beyanları ile ispatlandığını, ... Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgu uygulamasından bakıldığında dava konusu taşınmazın etrafının tamamının mera olmadığı, etrafında şahıs arazisi olan tarlaların da olduğunun kolayca anlaşılacağını, dava konusu yapılan taşınmazın etrafının bir kısmının tarla olup bir kısmında da ... İçme Suyu Arıtma Tesisi bulunduğunu, meranın bütünlüğünden bahsedilecekse ilgili tesisi yapan kurumun da gerekli işlemleri yapmadan kanunlara aykırı şekilde hareket ederek bütünlüğü bozduğunu, dava konusu yapılan taşınmaza komşu ve müvekkillerine ait olan 1 84... , 39... sayılı parsellerin ... ve ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını ve kamulaştırma bedellerinin müvekkillerine ödendiğini, dava konusu taşınmaza Hazine adına 14 parsel numarasıyla uygulanan tapu kaydının "tarla" vasfıyla sınıflandırıldığını, hal böyle iken mera sınıflandırmasına tabi tutulup karar verilmesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 1955 yılında dahi dava konusu yapılan taşınmazın tarımsal amaçla kullanıldığının açık olduğunu, ziraatçi uzmanı bilirkişi raporunda da dava konusu yapılan taşınmazın mera olarak kullanılmadığının tarımsal faaliyetler için kullanıldığının bilimsel yöntemlerle ortaya konulduğunu, dava konusu yapılan taşınmazda davalı durumundaki ... Köyü Tüzel Kişiliği ile ... temsilcileri olan muhtarların kabul beyanı yerine geçecek olan ifadelerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilleri ve evveli zilyetlerinin tasarrufunda olan taşınmazın mera olarak kullanılmadığının şüphe götürmeyecek şekilde ifade edildiğini, müvekkillerin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili ile asıl davacı ... vekili ve asli müdahil ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§