Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/1038 E. 2026/251 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1610 E., 2023/1298 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/6 E., 2022/128 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Samsun ili .. ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 11... parsel sayılı 3.321,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit hisselerle ... ve ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda dava konusu 1 11... parsel sayılı 3.321,51 m² yüzölçümlü taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, davalıların mülkiyet hakkının yazılı bir belgeye dayanmadığını, davalıların 3402 sayılı Kanun'un 14. madde şartlarını sağlamadıklarını ve taşınmazın tarımsal amaçla kullanılmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptal edilerek taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın dinlenen davalı, tanık beyanları ve dava konusu taşınmaza ait hava fotoğrafları dikkate alınarak ilk olarak yaklaşık 65-70 sene kadar önce davalıların dedesi ... tarafından kullanılmaya başlandığı, vefatı sonrasında da davalıların babası ... tarafından kullanılmaya devam edildiği, söz konusu taşınmaza davalıların babası ve dedesinin tütün ektiği, davalıların babasının vefatı sonrasında da dava konusu taşınmazın davalılara kaldığı ve davalıların kullanıma devam ettiği, dava konusu taşınmaza dinlenen tanık beyanlarına göre davalıların mısır, arpa ve buğday ektikleri bu haliyle davasız, aralıksız en az 20 yıldır dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlik şartlarının yerine getirildiği, dosyada yer alan bilirkişi raporlarına göre 1953, 19 66... tarihli hava fotoğrafları, 20 09... tarihli uydu görüntüleri ve 2021 tarihli ortofotoda dava konusu taşınmazın tarımsal faaliyete konu olduğunun anlaşıldığı, sadece 2016 yılına ait uydu görüntüsünde tarımsal faaliyetin belirgin olmadığının tespitinin yapılması, Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı öncesinde yapılan keşif sonrası tanzim edilen ziraatçi bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazın toprağının işlenmiş olmasından dolayı oluşan pulluk tabakasından, sınırlarındaki oluşumlardan, taşınmaz içerisindeki taşların köşegenlerini kaybetmiş olmasından, tarım aletlerinin kullanılmasından dolayı, toprak yapısının bozulmasından keşif tarihi olan 2019 yılından 6-7 yıl kadar öncesine kadar tarımsal faaliyete konu edildiğinin tespit edildiği, davalı ve tanıkların beyanlarında da dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar ve ailesi tarafından 65-70 yıldır tarımsal faaliyette bulunulduğuna dair beyanlarının mevcut tespitleri teyit eder mahiyette olması karşısında bu hali ile dava konusu taşınmaz üzerinde 20 yıldan daha fazla bir süredir davalılar ve aileleri tarafından tarımsal faaliyette bulunulduğu, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunun anlaşılması nedeniyle ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarının davalılar lehine oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın istinafa konu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen, orman ve ziraat bilirkişi tarafından ortak sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda dava konusu taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalıların taşınmazda 20 yıldan bu yana zilyet olmadıklarını, taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporlarının hukuka aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§