Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/9078 E. 2026/75 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1051 E., 2025/788 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2023/176 Esas, 2025/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan,

07.12.2021 tarihli suç yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

12.02.2022 tarihli suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 192/3, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

14.03.2022 tarihli suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 192/3, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.04.2025 tarihli ve 2025/1051 Esas, 2025/788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

07.12.2021 tarihli eylem yönünden aramanın hukuka aykırı olduğuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık uygulanan suçlar açısından uygulanan etkin pişmanlık indirim oranlarının yeterli olmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, 07.12.2021 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst yoklaması sonucunda üzerinden sentetik kannabinoid ele geçirildiği, 12.02.2022 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın üzerinde bulunan sentetik kannabinoid, metamfetamin ve esrarı kolluk kuvvetlerine teslim ettiği, 14.03.2022 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın üzerinde bulunan sentetik kannabinoidi kolluk kuvvetlerine teslim ettiği iddialarına ilişkin olarak;

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli suç yönünden, suç yer ve tarihini kapsayan önleme arama kararı bulunması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ancak aleyhe istinaf bulunmaması nedeni ile bu hususun bozma veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmadığı yönündeki eleştirisi yerinde bulunmuştur.

Sanığın, 07.11.2021 tarihli eyleminden sonra sorgusu yapılarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, 12.02.2022 tarihli eyleminden sonra ise yakalanıp ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, dolayısıyla her üç suç açısından fiili kesinti gerçekleştikten sonra yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında eylemleri gerçekleştirdiği, üç ayrı suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; sanığın 12.02.2022 tarihinde işlediği suç açısından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında bu suç açısından etkin pişmanlık hükümleri gereğince cezasında indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmamış ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2022 tarihli suç açısından değişik gerekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin eleştirisi de yerinde görülmemiştir.

Olay tutanakları, ele geçen maddelerin miktarları itibari ile kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması ayrıca sanığın ele geçen sentetik kannabinoidleri kullandığını beyan etmesine rağmen uyuşturucu madde kullanımının tespiti amacıyla suç tarihlerinde alınan örneklerinde sentetik kannabinoide rastlanılmasına göre, sanığın, ele geçen uyuşturucu maddeleri satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, 07.12.2022 tarihli eylem yönünden koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 07.12.2021 tarihli eylem yönünden aramanın hukuka uygun olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.04.2025 tarihli ve 2025/1051 Esas, 2025/788 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.

07.12.2021 tarihli eylemde sanığın kaba üst yoklamasında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak aradan 75 gün geçtikten sonra 12.02.2022 tarihli eyleminde kolluk kuvvetlerine teslim ettiği uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak ve 32 gün geçtikten sonra da 14.03.2022 tarihli eyleminde yine kolluk kuvvetlerine teslim ettiği maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra ikinci eylemini, ifadesi alınıp bırakıldıktan sonra da üçüncü eylemini gerçekleştirdiği ayrıca uyuşturucu madde ticareti yapma kastı ile hareket eden sanığın farklı tarihlerde başka kişilerden yeniden birbiri ile bağlantısı olmayan uyuşturucu maddeleri temin etmesi de nazara alındığında sanığın aynı suçu işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği nitekim somut olay incelendiğinde sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında işlediği kabul edilmesi halinde 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verileceği halde sanığın eylemlerinin üç ayrı suç olarak kabul edilerek toplam 28... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla verilen bu cezanın eylemlerin ağırlığına göre aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan ceza adaletine aykırı bir ceza sonucunu doğurduğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 05.01.2026

§