Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/8695 E. 2026/684 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/1468 E., 2012/1749 K.

SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

KARAR : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün itiraz edilmeksizin, 06.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.07.2025 tarihli ve 2024/33234 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/91430 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/91430 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.04.2023 tarihli ve 2021/19780 Esas, 2023/3192 Karar sayılı ilamında yer alan “...iftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için ise, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda ise; sanığın, başkasına ait kimlik bilgilerini adli veya idari bir makam önünde kullanmadığı, başkasının kimlik bilgilerini kullanması eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının unsuru olarak kullanıldığı, buna göre nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının yanı sıra ayrıca iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın iftira suçundan beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi...” şeklindeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, sanığın, borçlusunun ... olduğu bono ile araç kiralama sözleşmesini ... adına imzalaması nedeniyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın başkasına ait kimlik bilgilerini adli veya idari bir makam önünde kullanmadığı, başkasının kimlik bilgilerini kullanması eyleminin özel belgede sahtecilik suçunun unsuru olarak kullanıldığı, buna göre özel belgede sahtecilik suçunun yanı sıra ayrıca başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın anılan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, herhangi bir suç soruşturması olmadan resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanun'un 40. maddesine aykırılık olarak değerlendirilmesi gerekeceği belirlenmiştir.

2.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün olay tarihinde araç kiralama firmasından şikayetçi ...'in kimlik bilgilerini kullanarak bono ve araç kiralama sözleşmesi imzaladığı olayda, hükümlünün başkasına ait kimlik bilgilerini adli veya idari bir makam önünde kullanmadığı, başkasının kimlik bilgilerini kullanması eyleminin özel belgede sahtecilik suçunun unsuru olarak kullanıldığı ve hükümlü hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli 2022/1468 Esas, 2022/1749 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§