"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3191 Esas, 2024/2417 Karar
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edildiği,
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/167 Esas, 2024/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis ve 26.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.11.2024 tarihli ve 2024/3191 Esas, 2024/2417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanık sıfatıyla dinlenen kolluk kuvvetlerinin beyanlarının etrafın karanlık olup olmadığı hususunda birbiriyle çeliştiğine, olay saatinde etrafın zifiri karanlık olması dolayısıyla insan gözünün olay anını ayırt edip mevcut sonuca ulaşmasının olanaksız olduğuna, sanığın zayıf bir fiziksel yapıya sahip olduğuna, böyle bir kimsenin göğsünde, içerisinde poşete sarılı vaziyette 298,8 gram madde bulunan 3 adet çorap saklaması durumunda bu çorapların oluşturmuş olduğu kabartının çıplak gözle açıkça fark edilebileceğine, rutin GBT kontrolü sırasında şüpheli davrandığı gerekçesiyle üstü aranmak istenen müvekkilinin üzerinde bir kabarıklık olup olmadığının kolluk kuvvetleri tarafından hatırlanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kolluk kuvvetlerinin beyanları yine sanığın üzerinden yere atmış olduğu iddia edilen içi madde dolu çorapların bulunuş biçiminin birbiriyle çeliştiğine, sanık aleyhine somut bir delil olmadığına, uyuşturucu madde bulunan çorapların üzerinde müvekkilinin parmak izine rastlanmadığına, sanığın kanında ve telefonunda yapılan incelemede metanfetamin maddesine rastlanmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde sanığın yolcu olarak bulunduğu ticari taksinin kolluk görevlilerince yapılan rutin kontrol esnasında şüphe üzerine durdurulması sanığın kaçmaya başladığı, kolluk görevlilerince takip edilen sanığın kaçarken yere attığı 3 adet siyah çorabın içerisinde 4 ayrı şeffaf poşete sarılı uyuşturucu maddelerden metamfetamin maddesinin bulunduğu, sanığın böylelikle atılı suçu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı,tutanak tanıklarının bilgi ve görgüleri,25.02.2024 tarihli olay tutanağının içeriğinden eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.11.2024 tarihli ve 2024/3191 Esas, 2024/2417 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz
sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.