"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/148 E. 2015/978 K
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2015 tarih, 2015/148 Esas, 2015/978 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 29.09.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.05.2025 tarihli ve 2024/19225 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/70020 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/10/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği anlaşılmakla;
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 Esas ve 2021/8593 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlâl oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 17.08.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 tarihli ve 2014/15492 Soruşturma, 2014/154 Karar numaralı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine 06.01.2015 tarihli raporu ile uyuşturucu kullandığının tespiti ile uymaması üzerine dosyası kapatılarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2015 tarihli ve 2014/15492 Soruşturma, 2015/529 Esas, 2015/397 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/978 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 29.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Dosya kapsamına göre, 17.08.2014 tarihli izinsiz hint keneviri ekme eylemi ile ilgili olarak soruşturma başlatılan sanıkta herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmediği, sanığın idrar, kan veya saç incelemesine yönelik tahlilinin bulunmadığı, soruşturma aşamasında alınan savunmasında uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullandığını beyan ettiği, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyan dışında, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, suçun sübutu yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.