"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3005 Esas, 2024/1811 Karar
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek eastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2024 tarihli ve 2024/355 Esas, 2024/332 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3.4-a. maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/3005 Esas, 2024/1811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanık savunmasının samimi olduğuna ve çelişki içermediğine, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, ele geçen madde miktarının tek başına mahkumiyete yeterli olmadığına, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına ve indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
2.Sanığın temyiz istemi, uyuşturucu madde bağımlısı olduğuna, uyuşturucu madde satmadığına ve suçsuz olduğuna yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın polis ekiplerini gördüğünde uyuşturucu madde bulunan poşeti çöp kovasına attığı iddiasına ilişkin olarak;
Olay tutanağı, uzmanlık raporu, tutanak mümzi ifadeleri, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, polis ekiplerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada kalabalık bir grup gördükleri ve bu grubun yanına geldiklerinde, sanığın grup içerisinden koşarak kahvehaneye girdiği ve çöp kovasına uyuşturucu madde bulunan poşeti attığı, polis ekiplerinin poşet içerisinde ne olduğunu sormaları üzerine söz konusu poşette uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek teslim ettiği olayda, ele geçen madde miktarının kullanım sınırının üzerinde olduğu belirlendiğinden, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında "cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmamasına" ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/3005 Esas, 2024/1811 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili 11. paragrafında yer alan "cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmamasına" ibaresinin çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.