"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2400 E., 2025/1316 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/141 Esas, 2018/366 Karar sayılı kararıyla; sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık ... hakkında ise; 6136 sayılı Kanun'un 12/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/1-2-3-4 ve 53. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, suç eşyalarının müsaderesine karar verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.12.2019 tarihli ve 2019/421 Esas, 2019/4388 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkındaki davanın ise duruşma açılması için tefrikine ve ayrı bir esas sayısına kaydedilmesine karar verilmiştir.
3. Akabinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/5198 Esas, 2020/2012 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak yapılan incelemede sanık ... hakkındaki beraat kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın 6136 sayılı Kanun'un 12/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Karar, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
1. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2021/16694 Esas, 2024/4710 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Dairemizin 2021/16892 Esas sayılı dava dosyası ile bağlantılı olduğu anlaşılarak yapılan incelemede; hükümlerin "Sanıklar ... ve ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.03.2018 tarihli iddianamesi ile açılan davada, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli kararı ile sanıklardan ...'in silah ticareti suçundan mahkumiyetine, sanık ...'un ise beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilirken aynı kararda sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, duruşma açılmasına karar verildiği ve ayrı dosyada duruşmalı yapılan inceleme sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile sanık ...'un da silah ticareti suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan uyuşmazlıklar için Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ... hakkında yapılan incelemenin de duruşma açılarak yapılması suretiyle her iki sanık hakkında aynı yargılamada savunmalar birlikte alınıp, tanıklar birlikte dinlenerek, tüm delil ve beyanlar birlikte değerlendirilip, dava konusu suçun vasfı da gözetilerek yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı inceleme yapılarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2024/2400 Esas, 2025/1316 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 12/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, sanık ... hakkındaki cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Atılı suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine; ayrıca, sanık ... hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...’in annesi olan tanık M.Ş.’in kolluğa müracaat ederek, sanık ...’in ikamet ettiği konutun bahçesinde bir aracın altına gizlenmiş karton içerisinde siyah poşetler halinde silahlar bulunduğunu bildirmesi üzerine kolluk görevlilerince adrese gidildiği, usulüne uygun şekilde yapılan aramada toplam 15 adet ateşli silah ve 15 adet şarjör ele geçirildiği, ele geçirilen silahların sanık ... tarafından sanık ...’e yakalanmadan kısa süre önce bırakıldığı, ... Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen raporda söz konusu silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında ateşli silah niteliğinde olduklarının tespit edildiği iddiasına ilişkin olarak;
1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Yargılama sürecinde yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça ortaya konulduğu, vicdani kanaatin dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...’in soruşturma aşamasında silahların sanık ... tarafından kendisine saklanması amacıyla verildiğine ilişkin beyanları, tanık M.Ş.’in sanığın silahların “... isimli bir kişi” tarafından bırakıldığını ve sonradan alınacağını söylediğine dair anlatımları, sanıklar arasındaki iletişimi ve olay günü görüşme yapıldığını ortaya koyan HTS kayıtları, sanık ...’in ekonomik ve sosyal durumu itibarıyla söz konusu silahları temin etmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması, buna karşılık sanık ...’un ekonomik durumunun daha iyi olduğunun anlaşılması ve sanıklar arasında iftira atılmasını gerektirir bir husumetin tespit edilmemesi birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...’un 15 adet ateşli silah ve şarjörü diğer sanığa verme şeklindeki eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, hükümde bu sanık yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam incelendiğinde, anılan ilamda da tekerrür hükümlerinin usulüne uygun şekilde uygulandığı belirlendiğinden, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise;
5237 sayılı Kanun'un 39/2. maddesinde, suçun işlenmesine icrasını kolaylaştıracak şekilde yardım eden kişinin, yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...’in, diğer sanık ...’un silahları temin etme, satma veya bu suçtan ekonomik menfaat sağlama sürecine iştirak ettiğine, silahların satışından elde edilecek kazançtan pay alacağına ya da suç üzerinde birlikte hâkimiyet kurduğuna dair herhangi bir somut delil bulunmadığı, sanığın eyleminin silahları kısa süreyle muhafaza etmek ve saklamakla sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, sanık ...’in eyleminin, 6136 sayılı Kanun kapsamında müşterek faillik oluşturacak nitelikte olmadığı, asıl failin fiilinin icrasını kolaylaştıran tali nitelikte bir katkı mahiyetinde bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkında yardım eden sıfatıyla 5237 sayılı Kanun’un 39/2-c maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Gerekçenin (1). bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2024/2400 Esas, 2025/1316 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise;
Gerekçenin (2). bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2024/2400 Esas, 2025/1316 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.