"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
(Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi)
SAYISI : 2025/2717 E., 2025/1439 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanığın vekâletnameli avukatı yokluğunda verilen karara karşı, eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesi uyarınca "Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir." hükmü gereğince, talebi inceleme mercii Yargıtay olacağından, sanığın, dosyayı belli bir aşamaya kadar takip eden zorunlu müdafiinin temyiz isteminde bulunacağı düşüncesi ile temyiz süresi hususunda yanıltılmış olabileceği, kararın vekâletnameli avukatına da tebliğ edilmemesi dolayısıyla temyiz süresini kaçıran sanığın savunma hakkının kısıtlandığı görüldüğünden sanığın eski hale getirme talebinin kabulüyle temyiz incelemesi yapılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.08.2024 tarihli ve 2024/339 Esas, 2024/631Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 16... ay hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 6 eşit taksitle tahsiline, mahsuba müsadereye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.10.2024 tarihli ve 2024/4775 Esas, 2024/2266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın uyuşturucu kullanıcısı olduğuna, suçun vasfına, uyuşturucu satışına ilişkin delil olmadığına, uyuşturucunun kullanım sınırında olduğuna, hassas teraziyi uyuşturucuyu kullanım amaçlı sahip olduğuna, üzerinde metamfetamin artığı olduğuna, çok miktarda sentetik kannabinoidin satışa sunulmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm verildiğine, sanığın inkarı karşısında araştırma yapılması gerektiğine, tek celsede karar verildiğine, cep telefonu incelemesi yapılmasına, tanık deliline, arama işleminin usul ve kanuna aykırı olduğuna, infazın durdurulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi üzerine, sanığın ikametinde net 224 gram ... etken maddesini içerir sentetik kannabinoidler grubundan uyuşturucu ile net 0,816 gram metamfetamin ve üzerinde metamfetamin kalıntısı olan çalışır vaziyetteki bir adet hassas terazinin ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak,
Alınan istihbari bilgi üzerine yapılan arama sonrasında, ele geçirilen uyuşturucu miktarı ve sanığın uyuşturucunun kendisine ait olduğuna ilişkin beyanı, hassas terazinin varlığı tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde suçun işlendiğinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönündeki kabulde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.10.2024 tarihli ve 2024/4775 Esas, 2024/2266 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Üye ...'ın eski hale getirme talebinin reddi gerektiği düşüncesi ile karşı oy nedeni ile Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanığın vekâletnameli avukatı yokluğunda verilen karara karşı, temyiz süresini kaçırması dolayısıyla eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya arasındaki vekâletname 23.03.2022 tarihli olup, 29.04.2024 tarihli iddianameden öncedir.
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2024 tarihli ilk duruşmasına ilişkin tutanak incelendiğinde, sanığa müdafi seçme, onu sorgu sırasında hazır bulundurabilme ve onun hukuki yardımından yararlanabilme hakkının olduğu, müdafi yardımından yararlanmak istemesine karşın, seçecek durumda değilse, kendisine Baro tarafından müdafi görevlendirilebileceğinin söylendiği yazılmıştır. 14.05.2024 tarihli tensip zaptında Baronet üzerinden müdafii tayini kararı verilmesi üzerine belirlenen zorunlu müdafii ilk duruşmada hazır bulunmuştur. Bahse konu duruşmada, Mahkemenin müdafii talebinin kabulü ile müdafiinin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlamak üzere kendisine süre verilmesine karar verdiği ve sanığın duruşmada müdafiinin temsiline dair herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür. Zorunlu müdafii sonraki süreçte karar duruşması da dahil diğer tüm duruşmalara sanık ile birlikte katılmıştır. Sanık zorunlu müdafii ile temsil edilmediğine dair herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.08.2024 tarihli, 2024/339 Esas, 2024/631 Karar sayılı karar sanık ve zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verilmiştir. Gerekçeli karar zorunlu müdafiiye tebliğ edilmiştir. Sanık ve zorunlu müdafiinin istinaf başvurularında bulunmaları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11.10.2024 tarihli, 2024/4775 Esas, 2024/2266 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Kararda yasa yolu ve süresi de belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sanığa bulunduğu cezaevinde usulüne uygun olarak 30.10.2024 ve zorunlu müdafiiye elektronik tebligat ile 27.10.2024 tarihlerinde tebliğ edilmesine rağmen temyiz başvurusunda bulunulmamıştır. İstinaf yoluna başvuran ve karar kendisine de tebliğ olunan sanık karardan haberdardır. Karar, sanık ya da müdafii tarafından temyiz edilmeden 14.11.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Kovuşturma aşamasının hiçbir safhasında yargılamaya katılıp sanığı temsil etmeyen, sanığın da bu husustaki bütün hakları hatırlatılarak alınan savunma ve takip eden aşamaların hiçbirinde müdafii istemediğini kendisinin vekilinin bulunduğunu beyan etmeyip re'sen atanan zorunlu müdafii huzurunda duruşmalara katıldığı yargılama süreci sonunda verilen hükmün, salt soruşturma aşamasında dosyaya vekâlet sunmuş olan avukata tebliğinin gerekmediği, sanığa ve kovuşturma aşamasında sanığı temsil eden zorunlu müdafiiye yapılan tebligatların geçerli olduğu anlaşılmakla, eski hale getirme talebi yerinde değildir.
Sanık, vekâletnameli müdafiinin 20.01.2025 tarihli eski hâle getirme talepli dilekçesini sunduğu tarihten önce kararı öğrenmiştir. Karara ilişkin temyiz isteminin kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin eski hale getirme ve süresinden sonra temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 14.01.2026