Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/5703 E. 2026/1130 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2053 E., 2024/1791 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2024 tarihli ve 2024/117 Esas, 2024/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2024/1791 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık müdafiinin temyiz istemi;

Ek savunma verilmeden ve şartları oluşmadığı halde sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, aramanın hukuka aykırı olduğuna, tutulan tutanaktan farklı bir nokta uyuşturucu satışının yapıldığı yer olarak gösterilmesi nedeni bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunda, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanığın farklı zamanlarda iki farklı kişiye aynı suç işleme kararının icrası kapsamında uyuşturucu madde sattığının sabit olması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ancak aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususun bozma nedeni yapılmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisi yerinde bulunmuştur.

Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, motosiklet ile uyuşturucu satışı yaptığı bilgisi üzerine yapılan fiziki takipte motosikletten bir şey aldıktan sonra önce hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ... ile daha sonra hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ... ile aralarında alışveriş yapıldığının görüldüğü, tanıklardan esrar ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısından alınana arama kararı gereğince sanığın kullandığı motosiklette yapılan aramada da paketçikler halinde esrar bulunduğu iddiasına ilişkin olarak;

1. Olay ve fiziki takip tutanakları, sanıkla temas halinde olan ... ve ... isimli şahısların aşamalardaki anlatımları, ... ve ... isimli şahıslardan ve sanıktan ele geçen maddenin cinsi bakımından benzer olması, tanıkların alışverişleri görmelerine göre, sanığın, ... ve ... isimli şahıslara uyuşturucu madde satışı yaptığı ve kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğu, sanık ve müdafinin yüzlerine karşı 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanması talebini içeren mütalaanın okunduğu ve savunma yapmak için makul sürenin tanındığı anlaşılmakla sanık hakkında ek savunma verilmeden hüküm kurulamayacağına yönelik temyiz itirazının yerinde olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2024/1791 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesi ilişkin bölümde yer alan "ÇEVRİLEBİLECEĞİNİN" ibaresinin çıkarılarak yerine "ÇEVRİLECEĞİNİN" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.

§