"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/385E., 2025/87K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.05.2023 tarihli, 2021/18266 Esas, 2023/3745 Karar sayılı kararı ile mükerrer yargılamanın önlenmesi için sanık hakkında mağdura karşı iftira suçundan başkaca yargılama yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma kararı sonrası, Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli, 2023/385 Esas, 2025/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267/1, 62., 53. ve 58. maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/271 Esas sayılı yargılamasına konu eylem ile temyiz incelemesine konu eylem arasında herhangi bir hukuki ve fiili kesintinin bulunmadığı, her iki dosyanın zincirleme suç kapsamında kaldıkları, bu sebeple sanık hakkında iftira suçundan kurulan temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmünden, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/271 Esas sayılı yargılamasında verilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün mahsup edilmek suretiyle ek cezaya hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın başka bir suçtan hükümlü olarak kaldığı kapalı ceza infaz kurumundan Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazdığı 23.01.2015 tarihli dilekçesiyle, ... isimli kişi ile yargılanıp Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinde beraat kararı aldığı hırsızlık suçlarını boşandığı eşi olan katılan ... ile işlediği iddiasında bulunması üzerine, katılan hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hırsızlık suçundan soruşturma başlatıldığı, böylece sanığın katılan hakkında işlemediğini bildiği fiiller ile ilgili soruşturma başlatılmasını sağlamak suretiyle bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda;
Dairemizin 25.05.2023 tarihli ve 2021/18266 Esas, 2023/3745 Karar sayılı ilamı ile "sanık hakkında aynı mağdura yönelik benzer 24.12.2014 tarihli eylemi nedeniyle 05.06.2015 tarihli iddianame ile Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/271 Esas numarası üzerinden kamu davasının yürütüldüğü ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/10997 Esas, 2021/16463 Karar sayılı kararı ile onanması üzerine kesinleştiği anlaşılmakla; iftira suçu açısından mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, sanık hakkındaki söz konusu dosyanın ve varsa başkaca dosyaların araştırılıp getirtilerek dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip; suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve kesinleşen dava dosyaları açısından ise hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı..." bulunarak hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında katılana yönelik eylemlerinden ötürü
iftira suçu nedeniyle Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/271 Esas sayılı dava dosyası dışında başka bir dava dosyasının bulunmadığı tespitine yer verilmiş ise de temyiz incelemesine konu 23.01.2015 tarihli eylem ile Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/271 Esas sayılı dava dosyasında yargılama konusu yapılan 24.12.2014 tarihli eylem arasından hukuki ve fiili kesinti oluştuğu kabul edilip sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı belirtilerek atılı iftira suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, iki eylem arasında gerçekleşen hukuki ve fiili kesintilerin ne şekilde gerçekleştiği, söz konusu hukuki ve fiili kesintilerin hangi işlemler olduğu karar yerinde tartışılıp yeterince açıklanmaksızın, eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2023/385 Esas, 2025/87 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.