Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/4358 E. 2026/122 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/1207 (E) ve 2024/1614 (K)

SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Yargıtay Bozma Kararı

Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/81 Esas, 2016/475 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin,17.10.2023 tarihli ve 2020/10147 Esas, 2023/7578 Karar sayılı kararı ile; "C.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede,

Oluşa ve dosya kapsamına göre katılan ...' in alacaklı vekili sıfatıyla haciz işlemi yapmak üzere yanında icra memuru ile birlikte sanık ...'nın evine gittiği, icra memuruna haciz işlemini yapması

konusunda talimat verdiği sırada sanık ...'nın "burada işlem yaparsanız birini vururum" şeklinde sözler söylediği, katılanın kolluk görevlileri eşliğinde işlem yapmak üzere evden çıkmak istediğinde sanık ...' nın katılanı darp etmeye başladığı, diğer sanıkların da olay yerine gelerek birlikte katılanı darp ettikleri ve kapıyı kilitleyerek evden çıkmasına izin vermeyerek hürriyetini kısıtladıkları olayda tanık olarak beyanına başvurulan icra memuru A.A.K.'nın evden çıkmak istediklerini ancak kapının kilitli olması nedeniyle çıkamadıklarını, sanık ...'nın kapıyı kilitleyerek çıkamazsınız şeklinde sözler söylediğini belirtmesi ve sanıkların kapının önünde bulunan katılanı alarak yeniden salon bölümüne götürüp darp etmeye devam ettiklerini ifade etmesi karşısında sanıkların üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci

Bozma üzerine Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli ve 2023/1207 Esas, 2024/1614 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 2-b-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 2-b-c, 53, 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hatalı olduğuna, eksik kovuşturma ile karar verildiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanık ... ve sanık ...' in kapının kilitli olduğundan haberleri olmadığına, karşı tarafı zorla tutma ve dışarıya çıkarmama gibi bir kasıtları ve eylemleri olmadığına, sanıkların mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, suçun sübutu kabul edilirse etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, teşdiden fazla ceza tayin edildiğine, tüm sanıklar lehine kararların bozulmasına, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların, icra memuru ile birlikte haciz işlemi yapmak üzere evlerine gelen alacaklı vekili olan katılan ...' e yönelik haciz işlemini yapmaması için saldırıda bulundukları, evde alıkoymak suretiyle hürriyetini kısıtladıkları iddiasına ilişkin olarak;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, katılanın adli raporu, tanık beyanları, sanıkların savunmaları, Yargıtay

bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanıkların, cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri şeklindeki mahkeme kabulünde, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükmünün ve haksız tahrik hükmünün uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümde 2 numaralı bentte belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar hakkında kurulan hükümde temel ceza belirlendikten sonra artırım yapılırken uygulama maddesinin “5237 sayılı Kanun'un 109/3-b-c maddesi” yerine “TCK 109/2-b-c maddesi” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli ve 2023/1207 Esas, 2024/1614 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün ikinci bendinde yer alan "...TCK 109/2-b-c maddesi" yerine “5237 sayılı Kanun'un 109/3-b-c maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.

§