"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/96 Esas, 2024/331 Karar
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sınırlı olmak üzere yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/67 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi, reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanamasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarihli, 2014/1021 Değişik İş sayılı kararıyla vaki itiraz kabul edilerek hüküm kaldırılmıştır.
3. Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz sonrası kaldırılması üzerine Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli, 2014/381 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104/1, 62/1 ve 51/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
4. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2021 tarihli ve 2020/2672 Esas, 2021/17074 Karar sayılı kararı ile "Sanığın suç tarihinde onbeş yaşından küçük ve rızası hukuken geçersiz mağdureyi cebir tehdit veya hile olmaksızın alıkoyduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 109/1-f-5 maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi" kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün katılanlar vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/3852 Esas, 2022/5967 Karar sayılı kararı ile "Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan 'Kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
1. Her iki kararın da Yargıtay incelemesi sonrası bozulması üzerine dava dosyalarının Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/329 Esas sayılı dosyada birleştirilmesine karar verilmiş ve Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli, 2021/329 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/3852 Esas, 2022/5967 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2021 tarihli ve 2020/2672 Esas, 2021/17074 Karar sayılı kararına ise uyulmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f ve 109/5, 62/1 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli, 2021/329 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararının katılan ... vekili ile sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/4341 Esas, 2023/6745 Karar sayılı kararı ile " reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan direnme kararının, direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabul edilerek yapılan incelemede, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. Maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, düşmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarından açılan davayla ilgili Mahkemenin gerekçesinde belirttiği hususlar sonucunda olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurduğu, mevcut haliyle kendi rızasıyla sanığın evine gelen mağdureye karşı cinsel eylemi işlediği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanını ortadan kaldıran sanığın eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında; olay günü sanığın, cinsel eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kıısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli, 2024/96 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan ...'ün olay tarihinde 14 yaşında olduğuna, atılı suçun sübut bulduğuna, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ve resen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, evine gelen mağdurenin kolundan zorla tutarak odasına götürdüğü ve zorla cinsel ilişkiye girdiği böylelikle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre;
1. Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarından açılan davayla ilgili Mahkemenin gerekçesinde belirttiği hususlar sonucunda olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulduğu ve bu hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği dikkate alındığında kendi rızasıyla sanığın evine gelen mağdureye karşı cinsel eylemi işlediği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanını ortadan kaldıran sanığın eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında; olay günü sanığın, cinsel eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığından atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği;
2. Aynı yargılamada hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen sanık yararına, müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği gözetilerek sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşılarak, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.