"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3705 Esas, 2025/110 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2024/172 Esas, 2024/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2025 tarihli ve 2024/3705 Esas, 2025/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ve kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; devriye görevi ifa eden kolluk görevlilerini fark edince kaçmaya başlayan sanığın kovalamaca sonucu yakalandığı, kovalamaca esnasında yere uyuşturucu madde attığı, ikametinde yapılan aramada da uyuşturucu madde ile hassas terazinin ele geçirildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yakalama tutanağı, arama kararı ve arama tutanağı, kriminal rapor, sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, cinsi, hassas terazinin ele geçirilmesi, telefon incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, sanık savunması ve ikrarı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet hükmü kurmaya yeterli olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, arama kararı ile arama işleminin hukuka uygun olduğu, anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2025 tarihli ve 2024/3705 Esas, 2025/110 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-1 36... .03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da bazı kriterler belirlenmiştir. Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir. İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlenmesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir. Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrarı ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay CGK, 11.06.2013, E. 2013/10-88, K. 2013/300)
Suç tarihinde sanığın Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince .. mahalle, .. caddesi üzerinde yapılan devriye faaliyeti esnasında, polis aracını görünce kaçmaya başladığı, sanık ...'nun kaçarken cebinden çıkardığı beyaz renkli malzemeleri yere attığının görüldüğü, bir süre yaşanan kovalamaca sonrası sanığın yakalandığı, sanığın yere attığı maddelerin 8 adet beyaz peçete kağıdına sarılı vaziyette net 7,1 gram sentetik cannabinoid (bonzai) olduğunun anlaşıldığı,
Sanık evinde yapılan aramalarda ise; beyaz renkli kağıt içerisinde, net ağırlığı 1 gram gelen kenevir bitkisi ve üzerinde uyuşturucu maddelerin amfetamin türevlerinden olan .. KALINTISI bulunan hassas terazi ele geçirildiği,
Sanığın idrarında .. ve .. etken maddelerinin pozitif olarak saptandığı dosya kapsamı itibariyle sabittir.
Dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık hakkında her hangi bir suç ihbarının, fiziki takibin, suç üstü halinin bulunmadığı, ele geçen madde miktarlarının kullanım sınırı içerisinde kaldığı, sanığın idrarında yapılan incelemede uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanık üzerinde paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunmadığı, sanığın ele geçen maddeleri her hangi birisine verdiğine, sattığına dair bir tespitin de bulunmadığı, sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri yakalanmadan önce aldığını, eve giderken yakalandığını, bu nedenle 8 parça halinde olduğunu, evde ele geçen hassas teraziyi uyuşturucu kullanırken kullandığını beyan ettiği, sanık savunmasının aksine dosyada başkaca bir delilin bulunmadığı, bu haliyle yukarıda belirtilen ve müstakar Yargıtay İçtihatlarında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu için belirlenen kriterlerin tamamının olayımızda gerçekleşmediği, eylemin Uyuşturucu madde kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından dosyanın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.04.02.2026