"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/94 Esas, 2025/154 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2023/188 Esas, 2024/378 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; karar, sanık müdafileri tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2025/94 Esas, 2025/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde kolluk görevlilerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada sanığın kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine, elinde bulunan siyah poşeti park halindeki kamyonetin altına attığının görüldüğü, poşetin kontrol edilmesi neticesinde 4 ayrı şeffaf poşete sarılı 28,84 gram, 16,06 gram, 28,93 gram ve 23,05 gram eroin olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, ayrıca sanığın yapılan kaba üst aramasında 2 ayrı şeffaf poşet içerisinde 0,18 gram ve 0,92 gram eroin olduğu değerlendirilen maddelerin bulunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ile sanığın kastının yoğunluğu birlikte dikkate alındığında temel cezanın alt sınırından uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığı bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı tespit edilmiştir. Dava dosyasındaki tanık kolluk görevlilerinin görgüye dayalı beyanları, görüntü inceleme tutanağı ile sanığın telefonunda yapılan incelemelerde uyuşturucu maddelere ve hassas teraziye ait fotoğrafların bulunması birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu, yeterli ve kesin delillere dayandırıldığı belirlenmiştir. Uyuşturucu maddelerin miktarları ile satışa hazır şekilde paketlenmiş hâlde bulunmaları dikkate alındığında, maddelerin kullanım amacıyla değil, ticaret amacıyla bulundurulduğu anlaşılmış; bu nedenle sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gibi, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmamasında da isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2025/94 Esas, 2025/154 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmün niteliğine göre ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.