Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/1892 E. 2026/1581 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/6191 E., 2024/3133 K.

SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2024 tarihli ve 2024/61 Esas, 2024/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2-4, 53, 54/4, 63... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2024/6191 Esas, 2024/3133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Sanığın Temyiz İstemi

Üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığına ilişkindir.

2.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığına, aramanın hukuka aykırı olduğuna ve sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre, yol devriyesi esnasında durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın kaba üst aramasında kolluk görevlilerine rızasıyla üzerinde bulundurduğu kullanım sınırının üzerinde iki parça halinde metamfetamin ihtiva eden uyuşturucu maddeleri teslim ettiği olayda, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, aramanın hukuka uygun olduğuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olan sanığın '' 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi hükmü nazara alınarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına '' ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 29.11.2024 tarihli ve 2024/6191 Esas, 2024/3133 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından '' 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi hükmü nazara alınarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına '' ibaresinin çıkartılması yerine '' 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi hükmü nazara alınarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlanmasına '' ibaresinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmün niteliğine ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

§