Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/12676 E. 2026/211 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2773 Esas, 2021/3105 Karar

SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İTİRAZA KONU KARAR : Onama

Dairemizin, 14.10.2025 tarihli ve 2024/16299 Esas, 2025/7607 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2025 tarihli ve 10-2022/18417 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hüküm kurulurken uygulanmasına karar verilen 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin, uygulanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle duruşma açmaksızın hükümden çıkarmak ve sanık hakkında yeniden mahkumiyet kararı vermek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceğine ve sanık ...'in 17.01.2022 tarihli temyiz isteminin, ilamın başlık ve temyiz sebepleri bölümlerinde gösterilmesi, değerlendirme ve karar bölümlerinde ise sadece sanık ... müdafilerinin temyiz istemlerinin gösterilmesi ile maddi yazım hatasına ilişkindir.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

1.Sanık ...'in 10.04.2019 tarihinde ..., 20.03.2019 tarihinde ... ve 09.04.2019 tarihinde ise ... isimli şahıslara uyuşturucu madde temin etmek suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince sanığın 20.03.2019 tarihinde ... ve 09.04.2019 tarihinde ise ... isimli şahıslara uyuşturucu madde temin ettiğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, sabit görülen tek eylemin 10.04.2019 tarihinde ... isimli şahsa uyuşturucu madde temin etmek olduğu, zincirleme suç hükmünün uygulanma koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle duruşma açılmadan 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesi hükümden çıkarılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,

"CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açılmaksızın mevcut delilleri değerlendirme yetkisi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu doğrultuda ilk derece mahkemesince mevcut delil durumuna göre sabit görülen eylemlerin bazılarının sübuta erdiği, bazılarının sübuta ermediğinin kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının kabulü ile kararda düzeltme yapılarak yeniden hüküm kurulduğu, yukarıda belirtilen düzenlemeler nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemelerinin yeni delil araştırmasını gerektirmeyen durumlarda sanık lehine bu doğrultuda karar vermelerinde yasal bir engel bulunmadığı, nitekim ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak verilen yeni hükmün sanık lehine olduğu, bu nedenlerle istinaf mahkemesince sanık ... yönünden duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesi tarafından verilen 31.12.2021 tarihli karara yönelik olarak, sanık ... ve müdafileri tarafından temyiz talebinde bulunulduğu, Dairemizin 14.10.2025 tarihli kararının başlık ve temyiz sebepleri bölümlerinde gösterildiği halde, değerlendirme ve karar bölümlerinde sadece sanık müdafileri tarafından temyiz isteminde bulunulduğu şeklinde yazılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu yönü ile yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

A.Gerekçe bölümünün (1.) maddesinde yer alan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

B.Gerekçe bölümünün (2.) maddesinde yer alan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2024/16299 Esas, 2025/7607 Karar sayılı onama ilâmının değerlendirme ve gerekçe bölümünün son cümlesinde yer alan "...sanık ... ve sanıklar müdafilerinin..." ibaresinin çıkarılarak yerine "sanık ..., sanık ... ve sanıklar müdafilerinin" yazılması, karar bölümünün (B) nolu bendinde yer alan "...sanık ... ve sanıklar müdafilerinin..." ibaresinin çıkarılarak yerine "sanık ..., sanık ... ve sanıklar müdafilerinin" ibaresinin yazılması suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince oy birliğiyle MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNE, ilamdaki diğer hususların aynen korunmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 8.Ceza Dairesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2024/16299 Esas, 2025/7607 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.

§