Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/12206 E. 2026/1507 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/1174 D.İş

SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık

İNCELEME KONUSU

KARAR : İtirazın kabulü ile infazın kaldığı yerden devamına ilişkin ek kararın kaldırılması

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli kararı ile atılı suçtan hüküm kurulmaması nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.01.2018 tarihli kararı ile zamanaşımı süresi içerisinde Mahkemesince hüküm kurulması mümkün görüldüğünün belirtilmesi üzerine Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2018 tarihli ek kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 26.12.2018 tarihli kararı ile duruşma açılmadan, evrak üzerinden ek kararla mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 52, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.03.2020 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2023 tarihli kararı ile mükerrer soruşturma nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Torbalı 2. Ceza Mahkemesinin 18.08.2023 tarihli ek kararı verilen ile infazın aynen devamı kararına karşı hükümlünün itirazı üzerine İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile aynen infaza dair ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2024/28956 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126319 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,

Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,

Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, ancak kararın 21/02/2019 tarihinde verildiği ve 09/03/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir.

2. Dava dosyası kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.03.2020 tarihli, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2023 tarihli ve 2023/1174 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

§