Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/12204 E. 2026/1502 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/638 E. 2025/24 K.

SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.07.2014 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 14.02.2025 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2025/14523 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 21.05.2014 olduğu, sanığın savunmasının 21.10.2014 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 30.10.2014 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 07.11.2016 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 30.10.20 14... .11.2016 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 21.10.2014 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 14.01.2025 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

1. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66/1. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi;

"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

...

(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer.

Aynı Kanun'un "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan dördüncü fıkrası;

(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar."

Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Hükümlünün yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesine aykırılık suçu için anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Hükümlünün Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan 21.10.2014 tarihli savunması ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı ve bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin olmadığı, zamanaşımını kesen son işlem olan hükümlünün mahkeme huzurundaki 21.10.2014 tarihli savunmasından hükmün açıklandığı 14.01.2025 tarihine kadar geçen süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.10.2014 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 07.11.2016 tarihi arasındaki 2 yıl 7 günlük durma süresi de mahsup edildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2024/638 Esas, 2025/24 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

§