"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/5814 E., 2024/3065 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olmadığı ancak sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/210 Esas, 2024/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 63, 58, 54/1, 54/4. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarihli ve 2024/5814 Esas, 2024/3065 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin tarafına ait olmadığına, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, etkin bir soruşturma yürütülmediğine, ikamet aramasında ele geçirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin sanığa ait olmadığına, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler edinilmesi üzerine, 23.11.2023 tarihinde kolluk görevlilerince sanığın ikametinin yakınlarında bekleme yapıldığı sırada temyiz dışı sanık ... ve .. uyruklu kullanıcı tanık ..'nin ikametin bulunduğu sokağın başına geldiği akabinde temyiz dışı sanık ...'nun sanığın ikametine girdiği, kullanıcı tanık ..'in ise sokağın başında bekleme yaptığı, kısa süre sonra ikametten ayrılan temyiz dışı sanık ... ile kullanıcı tanık ..'nin yürüdükleri sırada durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulması üzerine kullanıcı tanığın elinde bulunan ve yanar vaziyette sigara kağıdı içerisinde tütün ile karışık bir miktar esrar maddesini, temyiz dışı ...'nun ise sigara folyosu parçasına sarılı bir miktar metamfetamin maddesini teslim ettiği, bu gelişme üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden söz konusu ikamette yapılan aramada 2 parça halinde şeffaf poşete sarılı kullanım sınırı üzerinde metamfetamin maddesi, 300 mg ibareli Lyrica haplar, 1 adet ucu yanık makas, 1 adet gri renkli çalışır vaziyette hassas terazi, 3 adet şeffaf poşet parçası ile 1 adet folyosu yırtık sigara paketi ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama ve üst arama tutanakları, arama ve el koyma tutanağı, ön inceleme ve tartı tutanağı, paket karşılaştırma tutanağı, kriminal raporları, sanığın soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan savunmasında uyuşturucu maddelerin tarafına ait olduğuna dair ikrar mahiyetindeki savunması, kovuşturma aşamasında dinlenen tutanak mümzinin ve tanık ..'nın beyanları nazara alındığında temyiz dışı ..'ın aşamalarda alınan savunmalarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu bu itibarla ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve madde miktarının kullanım sınırı üzerinde olması karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararında eleştiri konusu ve düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının belirtilmesi yerine, “adli para cezasının ödenmeyen kısmının 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesinde uyarınca Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği, hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının hapse çevrilerek açık ceza infaz kurumunda yerine getirilebileceğinin ihtarına" karar verilmesinin, yasaya ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarihli ve 2024/5814 Esas, 2024/3065 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği hükmün taksitlendirilmesine ilişkin kısımından “adli para cezasının ödenmeyen kısmının 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesinde uyarınca Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği, hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının hapse çevrilerek açık ceza infaz kurumunda yerine getirilebileceğinin'' ibaresi çıkartılarak yerine "...ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin..." ibaresinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.