"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2374 Esas, 2024/2482 Karar
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/77 Esas, 2024/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58, 54/4. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/2374 Esas, 2024/2482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, tutanak mümzilerin beyanlarının çelişkili olduğuna, takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, tekerrür hükmünün hatalı uygulandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; eşgal bilgileri paylaşılan sanık ...'un uyuşturucu madde satışı yaptığına yönelik gelen ihbarlar üzerine 22.12.2023 tarihinde kolluk görevlileri tarafından .. Mahallesi 473. Sokak üzerinde bekleme yapıldığı sırada sokak üzerinde görülen sanığın kullanıcı tanıklar ... ve ... ile görüştüğü akabinde kullanıcı tanık .. ile sanığın birbirlerine bir şeyler verdiğinin görülmesi üzerine olay yerinden ayrılan kullanıcı tanıkların kesintisiz takip sonucu durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda kullanıcı tanık ..'nin montunun sağ cebinden çıkardığı alüminyum folyoya sarılı metamfetamin maddesini teslim ederek suça konu maddeyi öz önce arka sokakta ismini .. olarak bildiği şahıstan 600 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği, devam eden fiziki takipte kovalamaca sonucu yakalanan sanığın yere attığı görülen mont kontrol edildiğinde satışa hazır vaziyette 16 fişek halinde metamfetamin maddesi ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştiği yerin umuma açık alan olması karşısında Mahkemesince olay yerinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/4-b maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
Adli Emanetin 2025/8687 sırasına kayıtlı sanıktan elde edildiği belirtilen 7.120,00 TL paranın 600.00 TL'sinin uyuşturucu madde satışından elde edildiğinin sübut bulması karşında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmayan 6.520,00 TL paranın ise sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama ve üst arama tutanağı, el koyma tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, ön inceleme tutanağı, tartı ve vezin tutanağı, kriminal raporu, kullanıcı tanıklar .. ve ..'nin soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanları, kovuşturma aşamasında dinlenilen tutanak mümzilerin beyanları ile ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve satışa hazır vaziyette fişekler halinde ele geçirilmesi nazara alındığında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, verilen kararda eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/2374 Esas, 2024/2482 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.