"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1200 E., 2025/997 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.02.2025 tarihli ve 2023/233 Esas, 2025/63 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a-b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13... ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, mahsuba, hak yoksunluklarına, sanık hakkında ikinci kez mükerrir olan sanık hakkındaki cezasının infazında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve müsadereye karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/1200 Esas, 2025/997 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Cezanın usul ve kanuna hakkaniyete aykırı olduğuna, maddi delillerin yetersiz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tutuklamaya, delil elde edilme yöntemlerinin Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırı olduğuna, Ceza Muhakemesi Kanun'u 140'a uygun teknik araçla izleme kararı olmadığına, gizli soruşturmacıların kolluk görevlisi olmadığına, sanığın hedef şahıs olmadığına, kullanıcı olduğuna, suçun vasfına, fotoğraflarda olsa da kullanım için gittiğine, gizli soruşturmacının defalarca sanık ile iletişime geçtiği, seslerin zaman zaman kesildiği, görüntülerin tam olmadığına, her türlü şüpheden sanık yararlanır ilkesine, kolluğun eksik tahkikat yaptığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, delillerin değerlendirilmesine, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, istihbari çalışamalar kapsamında başka delil toplama imkânı olmadığından gizli soruşturmacı görevlendirilmesine karar verildiği, görevlendirilen gizli soruşturmacılar ile sanık arasında net 1 gram ağırlığında eroin ve 6-MAM etken maddesini içerir uyuşturucunun 300 TL karşılığında güven alımının gerçekleştiği iddiasına ilişkin olarak;
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ile ilgili tutanak ve mevcut kayıtları ile duruşmada dinlenen gizli soruşturmacıların sanıktan uyuşturucu aldıklarını doğruladıkları, olaya ilişkin kamera görüntüleri ve bu görüntülerdeki kişinin sanık olduğuna dair tespiti içeren Adli Tıp raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğinin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi düzeltilen husus dışında yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olduğu belirlenen sanığın "5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun 108/3 maddesi gereğince koşullu salıvermeden faydalanmamasına," ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yine 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulaması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş; ancak bu hususun da Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/1200 Esas, 2025/997 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği, hükmün B(9) paragrafındaki "5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun 108/3 maddesi gereğince koşullu salıvermeden faydalanmamasına," ifadesinin hükümden çıkarılarak; hükmün B (6) paragrafının tümüyle hükümden çıkartılmasına, yerine " Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2025 tarihli iptal kararı ile 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," ibaresinin eklenerek, Tebliname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.