Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2025/10305 E. 2026/683 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/764 E., 2018/61 K.

SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık

KARAR : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/4. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 600,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin, 19.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve 2025/14367 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/103411 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/103411 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği nazara alındığında, sanığa yapılan ön ödeme emrine ilişkin 26.07.2017 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde, muhatabın adresinin kapalı olduğundan bahisle en yakın komşusuna haber verildiği ancak en yakın komşusu olan kısma "yan komşu" ibaresi yazılarak açıkça adı ve soyadının yer almadığı, tebligatın üzerinde mahalle muhtarı ve PTT görevlisi ... dışında herhangi bir ismin bulunmadığı, dolayısıyla ile ön ödeme tebligatının usulsüz olduğu anlaşıldığından, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun ön ödemeye tabi olduğu, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün son bildirdiği adrese ön ödeme önerisinin hükümlü adına tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ mazbatası üzerinde yapılan incelemede, tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki;

2. 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21/1. maddesi; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse,tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtivaeden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. "

Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem" başlıklı 30/1. maddesi;

"(1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veyamuhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.

" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

3. Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinde yukarıda izah edildiği üzere gösterilmiştir. Buna göre, "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerekmektedir.

4. İncelenen dava dosya kapsamında; hükümlünün bilinen son adresine gönderilen tebliğ mazbatasında, hükümlünün çarşıya gittiğinden bahisle adreste bulunmadığının belirtildiği, (2) no'lu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin belirtilmediği, yan komşu olarak belirtildiği ancak isminin yazılmadığı anlaşılmıştır. Beyanda bulunan komşu kapıcı veya yöneticinin açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenemediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişinin sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olması karşısında isim vermekten imtina edemeyeceği hususları dikkate alındığında, ön ödemeye dair tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, öncelikle usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hükümlünün mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2018 tarihli ve 2017/764 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§