"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/769 E., 2023/1149 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
(Sanık ... hakkında)
2. İstinaf başvurularının esastan reddi
(Diğer sanıklar hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ...'ın temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/54 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 43/1, 52/2-3-4, 53... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62/1, 52/2-3-4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 52/2-3-4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
4. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62/1 ve 52/2-3-4. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2023/769 Esas, 2023/1149 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine,
2. Sanık ... hakkında kurulan hükümden Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesi çıkartılarak ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEBLERİ
1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, içeriği net olarak tespit edilemeyen mesajlara dayanılarak ceza verilemeyeceğine, yapılan aramanın hukuka aykırı olması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, suçun sübutu halinde sanık sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 43... /5. maddelerinin uygulama koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, adli arama kararının olmaması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, diğer sanık ...'un çelişkili ve gerçek dışı beyanlarına itibar edilemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, diğer sanık ... ile arasındaki mesajların suçla ilgisinin bulunmadığına ilişkindir.
4. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
5. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.
6. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafileri kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 02.12.2025 tarihli dilekçesi ve bu dilekçesinin açıklattırılması için yazılan müzekkere üzerine sanığın 12.12.2025 tarihli beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ...'ın 11.02.2022 tarihli eylemde diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte “aynı yönde” hareket ettiği ve bu itibarla uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu birlikte işledikleri halde, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar ... ve ...'un 11.02.2022 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalama, ifade alma vb. adli işlemler yapıldığı, bu haliyle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanık ...'un suç işleme kararını yenileyerek 25.05.2022 tarihli eylemi, sanık ...'un ise 25.06.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
11.02.2022 tarihinde istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yaptıkları,
25.05.2022 tarihinde sanıklar ..., ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek ele geçen hassas teraziyi ve metamfetamini atılı suç kapsamında bulundurdukları,
25.06.2022 tarihinde sanık ...'nin ikametinde yapılan usulüne uygun aramada ele geçen uyuşturucu maddeyi ve hassas teraziyi diğer sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek atılı suç kapsamında bulundurdukları, iddialarına ilişkin olarak;
İstihbari bilgi, ihbar, olay tutanaklarının içerikleri, sanıkların savunmaları, uyuşturucu madde ticaretine yönelik olduğu değerlendirilen yazışmalar birlikte dikkate alındığında, sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği, tüm delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin, sanıklar ... ve ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 43... /5. maddesinin uygulanmasının isabetli olduğu, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının oluşmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyizden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.05.2023 tarihli ve 2023/769 Esas, 2023/1149 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak üye ...'in eleştiriye yönelik karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.
Sanıklar ... ve ...'un 11.02.2022 tarihli eylemde fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde sevkiyatı yapmak suretiyle, akabinde sanık ...'un 25.05.2022 tarihinde üzerinde ve 16..19 plakalı araçta ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak, sanık ...'un ise 25.06.2022 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olaylarda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanıkların suç işleme kararlarının yenilendiğine dair aleyhlerine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma gibi adli işlemlerinin sanıkların kararlarında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanıkların serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemlerinin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanıkların suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanıkların çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 21.01.2026