"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3623 E., 2024/3770 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanığın temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verilmediği, sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.08.2024 tarihli ve 2024/116 Esas, 2024/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 58, 62/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/3623 Esas, 2024/3770 Karar sayılı kararı ile; ''sanık ve müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve müdafilerinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, delillerin toplanmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, 22.11.2023 tarihinde şüphe üzerine durdurulan kullanıcı ...'ye üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine elinde bulundurduğu esrarı rızaen teslim ettiği ve muhafaza altına alındığı, sanığın ikametinde usulüne uygun yapılan aramada banyo kovasında bulunan esrar maddesine el konulduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanağı, ikamet arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, kullanıcı ...'nin müdafi eşliğinde alınan kolluk ifadesi ve teşhis tutanağı, uzmanlık raporu, tutanak mümziinin tanık sıfatıyla alınan ifadesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/3623 Esas, 2024/3770 Karar sayılı kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.