Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2024/26091 E. 2026/643 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1730 E., 2024/1722 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/47 Esas, 2024/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/1730 Esas, 2024/1722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri

Güven alımı raporunun gerçek oluşa aykırı şekilde düzenlendiğine, sanık aleyhine hükmedilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı delil ve işlemlere dayandırıldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre; 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca görevlendirilen gizli soruşturmacıların karara konu bölgede faaliyet gösterdikleri sırada sanıkla yapılan görüşme sonrasında sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak;

Dava dosyasında bulunan gizli soruşturmacı görevlendirme kararı, güven alımı raporu, fiziki takip - kimlik tespit tutanağının içerikleri, kriminal rapor, keşif tutanağı, bilirkişi raporu ile sanık savunması ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, usulüne uygun yapılan keşif tutanağına göre satışın yapıldığı yerin yakında bulunan okula 200 metreden yakın olduğuna ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/1730 Esas, 2024/1722 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Temyize konu dava dosyası incelendiğinde, sanığın gizli soruşturmacılar ... ve ... kod numaralı şahıslara esrar sattığı, uyuşturucu madde satışının gerçekleştiği yerin ... İlköğretim Okuluna 31... santim ve Özel ... Tıp Merkezi'ne 1 43... santim olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği anlaşılmış ise de;

01.11.2023 tarihli fiziki takip tutanağına göre, gizli soruşturmacıların Şişli ilçesi, Merkez Mahallesi, ... Caddesi ile ... Sokak kesişimine giderek beklemeye başladıkları, bir müddet sonra sanığın gizli soruşturmacıların yanına gelerek uyuşturucu alışverişinin gerçekleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesince görevlendirilen gizli soruşturmacıların uyuşturucu madde ticareti suçunda uzmanlaşmış ve 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde belirlenen yerleri çok iyi bilen kişiler oldukları, dolayısıyla suç nedeniyle ceza da bu madde uyarınca artırım yapılacağını çok iyi bildikleri, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde belirtilen yerlere 200 metre içerisinde beklemek suretiyle sanığın ceza artırımına etki edebileceklerini bilebilecek konumda oldukları, gizli soruşturmacıların TCK'nun 188/4-b maddesi kapsamında kalmayan bir yerde bekleme imkanı varken, cezanın artırılmasına neden olacak yerde beklemeleri nedeniyle sanığın cezasında TCK'nun 188/4-b maddesi gereğince artırım yapılmasının hukuki olmayacağı, gizli soruşturmacıların sanığın yanına gitmedikleri, sanığın gizli soruşturmacıların yanına geldiği, devlet ajanı konumunda bulunan gizli soruşturmacıların sanığın aleyhine sonuçlar doğuracak davranışlar içerisinde bulunmaması gerektiği, somut olayda TCK 188/4-b hükmünün uygulanması suretiyle fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğundan, sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyiz. 14.01.2026

§