"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3337 Esas, 2024/3379 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2024/43 Esas, 2024/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.10.2024 tarihli ve 2024/3337 Esas, 2024/3379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Olay tutanağı içeriğine göre; önleme arama kararı kapsamında kolluk görevlilerince durdurulan ve kaba üst yoklaması yapılan sanığın, rızasıyla iç çamaşırına sakladığı uyuşturucu maddeyi teslim ettiğinin anlaşıldığı; sanığın iç çamaşırlarında arama yapılabilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 116 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilmiş adli arama kararının bulunmasının zorunlu olduğu; bu itibarla, hakkında adli arama kararı bulunmayan sanığın, iç çamaşırında sakladığı uyuşturucu maddeyi kolluğa rızasıyla teslim etmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Sanığın, kolluk görevlilerince herhangi bir tespit yapılmadan önce, kullanmak amacıyla bulundurduğu uyuşturucu maddeleri kendi rızasıyla teslim ettiğine; arama kararı olmaksızın yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğuna; bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine; ayrıca ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; önleme arama kararına istinaden kolluk görevlilerince yapılan yol uygulamasında durdurulan sanığın kimlik kontrolünün yapıldığı, pantolonunun bel kısmında kabarıklık görülmesi üzerine, üstünde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulunca, iç çamaşırında bulunan uyuşturucu maddeleri kendi rızasıyla teslim ettiği ve bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Dava dosyası kapsamına göre, uygulanma noktasında durdurulan sanığın üstünde bulunan uyuşturucu maddeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği olayda; önleme arama kararına istinaden sanığın kaba üst yoklaması sırasında da uyuşturucu maddelerin ele geçirileceği nazara alınarak yasal koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükmünün uygulanmadığı, bu hususun gerekçede açıklandığı anlaşılmakla, Tebliğnamenin bozma isteyen görüşüne iştirak olunmamıştır.
Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak, önleme arama kararı, ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin bilirkişi raporu, uyuşturucu maddenin miktarı ve türü, tutanak tanıklarının beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecinde yapılan işlemlerin usûl ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mahkemenin vicdanî kanaatini dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin ve yeterli delillere dayandırdığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı ve sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarının üzerinde olduğu, etkin pişmanlık hükümleri uygulanması şartları oluşmadığı anlaşıldığından; sanık müdafilerinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.10.2024 tarihli ve 2024/3337 Esas, 2024/3379 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.