"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4783 E., 2024/2341 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2024 tarihli ve 2024/416 Esas, 2024/531 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/4783 Esas, 2024/2341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, sanık savunmasının istikrarlı olduğuna, ele geçen maddeleri ticaret kastı ile bulundurmadığına, içtihatlarla belirlenen kriterlerin dosyada mevcut olmadığına, tanık ifadesinin yanlış yorumlandığına, ele geçen madde miktarının kullanım sınırı içerisinde yer aldığına, tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiğine, sanığın ele geçen maddeleri kendisinin teslim etmesi nedeniyle etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, lehe kanun maddelerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, önleyici arama kararı gereğince sanığın yapılan üst aramasında 2 içimlik satışa hazır halde uyuşturucu madde ile hassas terazinin ele geçmesi ve telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine yönelik mesajlaşmaların bulunduğu iddiasına ilişkin olarak,
1.Olay tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu aracın önleme arama kararına istinaden durdurulduğu, sanığın yapılan kaba üst aramasında 2 adet içimlik uyuşturucu madde ile hassas terazinin ele geçtiği, sanığın ve aracın şoför koltuğunda bulunan tanığın alınan ifadelerinde sanığın aldığı uyuşturucu maddeyi kullanmak için buluştuklarını beyan ettikleri, ayrıca sanığın telefonunda yapılan incelemede birden fazla uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen konuşmaların bulunduğu tespit edilmiş olduğundan, suçun sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğinden ve eksik incelemenin bulunmadığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda (2) ve (3) numaralı bendlerde belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanığa verilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde adli para cezasının "hapse çevrileceği" ihtarının kararda gösterilmemesinin, yasaya ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Hükmün altıncı paragrafında sanığa verilen adli para cezasının "25.000 TL" yerine "31.240 TL" olarak gösterilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/4783 Esas, 2024/2341 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasının sonuna "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin yazılması suretiyle, ve hükmün 6. paragrafında yer alan " 31.240 TL" ibarelerinin çıkarılarak yerine "25.000 TL" ibarelerinin yazılarak İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 13.01.2026 tarihinde karar verildi.