Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2024/25890 E. 2026/302 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/5043 E., 2024/2684 K.

SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2024/198 Esas, 2024/424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası, 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/5043 Esas, 2024/2684 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Eksik inceleme ile karar verildiği, suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, delillerin yetersiz olduğu gerekçelerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre; sanığın ikametinden uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi bulunması nedeniyle ikametin izlendiği sırada sanığın ikametinden çıkıp tanık ile buluştuğunun görülmesi üzerine polislerce tarafların yanına gidilmesi sonrası şahısların üzerinde ve sanığın ikametinde usulüne uygun gerçekleştirilen aramada tanığın üzerinden metamfetamin, ikametten ise hassas terazi, kişisel kullanım sınırının üzerinde metamfetamin ve pregabalin kapsüllerinin ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dava dosyası kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ikametten ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, hassas terazinin ele geçirilmesi, uyuşturucuların ele geçirilme biçimi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık hakkında verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesi uyarınca infaz edileceğinin” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/5043 Esas, 2024/2684 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "...Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde taksitlerden birisi zamanında ödenmediği takdirde ödenmeyen geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve adli para cezasının ödenmeyen kısmının 5275 Sayılı Kanun'un 106/3 maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı'nın kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir

gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği, hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymamaları hâlinde çalıştıkları günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının hapse çevrilerek açık ceza infaz kurumunda yerine getirilebileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)" ibaresinin çıkarılması yerine ''...Adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, (ihtarat yapıldı)" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§