Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Ceza Dairesi

Dosya2024/25706 E. 2026/536 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/414 E., 2024/414 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Çankırı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 1009 parsel sayılı 16.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 08... parsel numarasıyla ve 18.673,97 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı iken yargılama sırasında ... adına kayden tapuya tescil edilen eski 992 parsel sayılı 22.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 08... parsel numarasıyla ve 23.287,75 metrekare yüzölçümlü olarak komisyon kararıyla tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 1 08... parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait 1 08... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak sınırın doğru belirlenmesini talep etmiş, bilahare aynı taleple ... da davaya katılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili yargılama sırasında; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2020/227 Esas, 2022/1065 Karar sayılı kararı ile taşınmazlar arasındaki sınırın sabit sınır niteliğinde alınması gerekirken uygulama kadastro çalışmalarında geçerli sınır alınmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve 2023/6116 Esas, 2024/4633 Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece Mahkemesince, tesis kadastrosu sırasında taraflara ait taşınmazlar arasında sabit kabul edilebilecek herhangi bir sınırın bulunmadığı, tesis kadastrosu tarihinden sonraki (1990) tarihli hava fotoğrafının uygulama kadastrosunun değerlendirilmesinde esas alınamayacağı, buna göre, eldeki davada, tesis kadastrosu sonucu oluşan sınırlardan ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığı ve tesis kadastrosu ile oluşan sınırların esas alınması gerektiği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay bozma ilamı ve toplanan deliller ışığında, tesis kadastrosu sonrası sabit bir sınır olmadığı ve daha sonraki hava fotoğrafının esas alınamayacağı, bu nedenle tesis kadastrosu ile oluşan sınırlar geçerli kabul edilerek" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerine ait 1 08... parselin tapulamasının davalı taşınmazından önceye dayandığını, davalı taşınmazının ise köy halkına tarım amacıyla komisyonca dağıtılan yerlerden olduğunu, uygulama kadastrosu ile sınırın değiştirildiğini, oysa tesis kadastrosundaki sınır ile taraflarca uzun süredir kullanılan ve 19 90... tarihli hava fotoğraflarında görülen sınırın aynı olduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarının da bu durumu doğruladığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacılara ait 1 08... parselin sınırının, davalıya ait 1 08... parselden kaynaklı biçimde yanlış belirlenip belirlenmediği; tesis kadastrosu ile oluşan sınırdan ayrılmayı gerektiren sabit sınırın bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak sınırın düzeltilmesi talebinin kabul veya reddi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA,

615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§